İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar BenGvir, son bir yılda Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait 5 bin 700 evi yıktıklarını duyurdu. BenGvir, yaptığı açıklamada bu yıkımların sadece başlangıç olduğunu belirterek, daha fazla Filistin yapısının hedef alınacağı sözünü verdi. Uluslararası hukuka aykırı bu açıklama, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerinden sert tepki çekti.
BenGvir'in itirafı ve yıkım politikası
Itamar BenGvir, İsrail'in aşırı sağ kanadının önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor. Göreve geldiği günden bu yana Filistinlilere yönelik sert politikalarıyla dikkat çeken BenGvir, son açıklamasında Batı Şeria'da sivil yerleşimlerin yoğun olduğu bölgelerdeki yıkım operasyonlarını detaylandırdı. BenGvir, "İsrail ordusu, işgal altındaki topraklarda güvenlik önlemleri kapsamında kaçak yapıları yıkmaya devam ediyor. Son bir yılda 5 bin 700 yapı yıkıldı, bu sayıyı artıracağız" ifadelerini kullandı. İsrail makamları, yıkılan yapıların çoğunun izinsiz inşa edildiğini iddia ediyor, ancak uluslararası toplum bu eylemleri 'etnik temizlik' olarak nitelendiriyor.
Uluslararası tepkiler ve hukuki boyut
BenGvir'in açıklamaları, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından kınandı. HRW İsrail Direktörü Omar Shakir, yıkımların Cenevre Sözleşmesi'nin 53. maddesine aykırı olduğunu belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı ise konuyla ilgili "endişe duyduğunu" açıkladı. Öte yandan, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), 2021'den bu yana İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yıkım faaliyetlerini soruşturuyor. BenGvir'in bu açıklamaları, soruşturmayı derinleştiren bir delil olarak görülebilir.
Soykırım iddiaları ve tarihsel arka plan
İsrail'in Filistin topraklarındaki yıkım politikası, yıllardır süregelen bir sorun. Özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı sonrası Batı Şeria'daki yıkımlar üç kat arttı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında 1.100 Filistin yapısı yıkılırken, bu sayı 2024'te 2 bin 500'ü geçti. Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yerleşim politikasını hukuka aykırı bulurken, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'na taşıdığı soykırım davası sürüyor.
Kudüs'ün tarihi dokusuna da zarar veren yıkım operasyonları, özellikle Doğu Kudüs'teki Filistinli aileleri hedef alıyor. Silwan, Sheikh Jarrah ve Jabal al-Mukabbir gibi mahallelerde onlarca aile evsiz kaldı. İsrail makamları, yıkım kararlarının yargı sürecinden geçtiğini savunsa da, insan hakları grupları kararların çoğunun ayrımcı olduğunu belirtiyor.
Sonuç ve değerlendirme
BenGvir'in 5 bin 700 ev yıkıldığı itirafı, İsrail hükümetinin Filistinlilere yönelik sistematik bir yok etme politikası izlediğinin en somut kanıtlarından biri olarak kayıtlara geçti. Uluslararası toplumun bu politikaları durdurmak için somut adımlar atmaması, devam eden insan hakları ihlallerine zemin hazırlıyor. Filistinli yetkililer, İsrail'in bu eylemlerinin barış sürecini imkansız hale getirdiğini ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor.