İsrail ordusu, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen Lübnan'a yönelik hava ve kara saldırılarını sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, 2 Mart 2025'ten bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 24 kişi artarak 3 bin 637'ye yükseldi. Saldırılarda yaralı sayısının ise 10 binin üzerinde olduğu bildiriliyor. Çatışmalar, özellikle Lübnan'ın güney kesimleri ve başkent Beyrut'un çevresinde yoğunlaşmış durumda.
Ateşkes çağrıları sonuçsuz kaldı
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve birçok ülke, tarafları ateşkese çağırmasına rağmen İsrail'in operasyonları durdurmayı reddettiği belirtiliyor. İsrail Başbakanı, Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelerdeki askeri varlığının ortadan kaldırılması gerektiğini savunarak operasyonların devam edeceğini duyurdu. Öte yandan Hizbullah da roket saldırılarıyla karşılık veriyor. Çatışmaların başlamasından bu yana Lübnan'da 1,5 milyondan fazla kişi yerinden edildi. Birleşmiş Milletler, sivillerin korunması ve insani yardım koridorlarının açılması için acil çağrıda bulunuyor.
Saldırıların boyutu ve sivil kayıplar
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre ölenlerin büyük çoğunluğunu siviller oluşturuyor. Son 24 saatte yaşanan 24 ölümün 18'inin kadın ve çocuk olduğu açıklandı. İsrail ordusu, hava saldırılarında Hizbullah hedeflerini vurduğunu öne sürse de, saldırıların sivil yerleşim alanlarını da etkilediği görülüyor. Beyrut'un güney banliyölerinde ve Nebatiye gibi şehirlerde hastaneler yaralılarla dolup taşıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, tıbbi malzeme ve gıda yardımı ulaştırmakta zorlandıklarını belirtiyor.
Çatışmaların tırmanmasıyla birlikte Lübnan'da ekonomik kriz de derinleşiyor. Ülke, 2019'dan bu yana süregelen ekonomik çöküşün etkisiyle zaten kırılgan durumdaydı. Şimdi savaş, altyapıyı daha da tahrip ediyor. Elektrik ve su şebekeleri zarar görürken, sınır kapılarının kapanması ticareti durma noktasına getirdi. Lübnan lirası dolar karşısında rekor düşüş yaşıyor.
İsrail'in 2 Mart'ta başlattığı operasyon, Hizbullah'ın sınırda bir askeri noktaya düzenlediği baskına misilleme olarak açıklanmıştı. Ancak operasyonun süresi ve şiddeti birçok gözlemciyi şaşırttı. Analistler, İsrail'in kuzey sınırında kalıcı bir güvenlik tampon bölgesi oluşturmayı hedeflediğini düşünüyor. Bu durum, bölgesel istikrarı daha da tehlikeye atıyor ve İran-Suudi Arabistan rekabeti gibi daha geniş jeopolitik dengeleri etkiliyor.