İsrail, aralarında bir Mescidi Aksa muhafızının da bulunduğu 7 Filistinliye kutsal mekâna 6 ay süreyle giriş yasağı getirdi. Karar, işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinliler için alındı. İsrail yetkilileri, yasağın güvenlik gerekçesiyle verildiğini savunurken, Filistin makamları ve uluslararası kuruluşlar kararı kınadı. Mescidi Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olarak biliniyor ve statükosu uluslararası anlaşmalarla korunuyor.
Yasağın Kapsamı ve Gerekçesi
İsrail polisi, söz konusu 7 kişinin "kamu düzenini bozma" ve "provokasyon" gerekçesiyle yasaklandığını açıkladı. Aralarında bir Aksa muhafızının bulunması, kararın ibadet özgürlüğüne yönelik bir kısıtlama olduğu yorumlarına yol açtı. Muhafızlar, Mescidi Aksa'da gönüllü olarak düzen ve güvenliği sağlıyor; İsrail'in bu kişilere yönelik yasağı, Filistin toplumunda infialle karşılandı. Yasağın 6 ay süreceği ve gerekirse uzatılabileceği belirtildi.
Filistin ve Uluslararası Tepkiler
Filistin Yönetimi, kararı "hukuk dışı" olarak nitelendirdi ve derhal geri çekilmesini talep etti. Kudüs Müftülüğü, Mescidi Aksa'ya yönelik her türlü müdahalenin kırmızı çizgi olduğunu vurguladı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), yasağı kınayan bir açıklama yayımlayarak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. BM Genel Sekreteri Sözcüsü ise "ibadet özgürlüğü ve kutsal mekânların statükosuna saygı gösterilmesi" gerektiğini hatırlattı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Tarihsel Arka Plan ve Statüko Sorunu
Mescidi Aksa, 1967'den bu yana işgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alıyor. 1967'de İsrail'in tek taraflı ilhakının ardından, kutsal mekânın yönetimi Ürdün'e bağlı Vakıflar İdaresi'ne bırakılmıştı. Ancak İsrail polisi, zaman zaman mescide baskın düzenleyerek ibadetçilere müdahale ediyor. Son yıllarda artan yerleşimci saldırıları ve giriş yasakları, bölgedeki tansiyonu yükseltiyor. 2021 ve 2023'te yaşanan benzer gerilimler, Gazze'de çatışmalara yol açmıştı.
Ekonomik ve Bölgesel Yansımalar
Kudüs'teki gerilim, bölge ekonomisini de etkiliyor. İsrail Merkez Bankası, jeopolitik risklerin şekel üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Turizm gelirleri, artan güvenlik endişeleri nedeniyle düşüş eğiliminde. Filistin ekonomisi ise zaten kırılgan; yasaklar, Doğu Kudüs'teki küçük esnafın iş yapmasını zorlaştırıyor. Uluslararası yatırımcılar, bölgedeki istikrarsızlığın enerji fiyatlarına ve ticaret yollarına etkisini yakından izliyor.
Diplomatik Girişimler ve Beklentiler
Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan, kararı kınayan ortak bir bildiri yayımladı. İslam İşbirliği Teşkilatı, konuyu BM Güvenlik Konseyi'ne taşımayı planlıyor. Ancak ABD'nin veto yetkisi nedeniyle somut bir yaptırım beklentisi düşük. Filistinli gruplar, yasağın protesto edileceğini duyurdu. İsrail ise kararın arkasında duruyor ve "güvenlik" vurgusu yapıyor. Uzmanlar, gerilimin Ramazan ayı öncesinde daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.
Bağımsız Değerlendirme
Mescidi Aksa'ya yönelik giriş yasakları, yalnızca dini özgürlükleri değil, aynı zamanda uluslararası hukuku da ilgilendiriyor. İsrail'in "güvenlik" gerekçesi, Filistinlilerin ibadet hakkını ihlal ettiği ölçüde meşruiyetini yitiriyor. Kutsal mekânların statükosuna yönelik her türlü tek taraflı değişiklik, bölgede kalıcı bir barışın önünde engel teşkil ediyor. Uluslararası toplumun sessizliği, benzer uygulamaların yaygınlaşmasına zemin hazırlayabilir. Kalıcı çözüm, ancak diyalog ve karşılıklı saygıyla mümkün.