İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Ceuta, son 24 saatte yaklaşık 60 bin göçmenin akınına uğradı. Faslı göçmenlerin sınırı geçerek şehre girmesi üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bölgede durumun kontrol altına alınması için orduyu görevlendirdi. Sınır güvenliğinin aşıldığı olay, iki ülke arasında diplomatik gerilime yol açarken, göçmenlerin şehirdeki parklarda ve sokaklarda toplandığı bildiriliyor.
Ceuta'ya Göçmen Akını Nasıl Gerçekleşti?
Ceuta, Fas'ın kuzey kıyısında yer alan ve İspanya'ya bağlı bir özerk şehir. Sınırda bulunan Berrak Bariyeri adı verilen yüksek duvarlar, yıllardır göçmenlerin geçişini engellemeye çalışıyor. Ancak geçtiğimiz günlerde, özellikle Fas güvenlik güçlerinin sınır kontrolünü gevşetmesiyle birlikte binlerce göçmen, deniz yoluyla veya sınır telörgülerini aşarak Ceuta'ya giriş yaptı. İspanya hükümetine göre, sadece son 24 saatte 8 bin kişi resmi kayıtlara geçti, ancak toplam göçmen sayısının 60 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Göçmenlerin çoğunun genç erkekler olduğu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu belirtiliyor.
Ceuta Belediyesi, göçmenlerin barınma ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için acil durum planlarını devreye soktu. Şehirdeki spor salonları ve okullar geçici barınma merkezlerine dönüştürülürken, Kızılhaç ekipleri gıda ve su dağıtımına başladı. Göçmenlerin büyük bir kısmı kentin merkezindeki parklarda ve meydanlarda çadır kurarak bekliyor.
İspanya Hükümeti'nin Yanıtı
Başbakan Sanchez, olağanüstü bir toplantı sonrası yaptığı açıklamada, “Ceuta'da yaşananlar kabul edilemez. İspanya'nın sınır güvenliğini sağlamak ve göçmen akınını durdurmak için tüm önlemleri alacağız. Ordu, sınır kontrolünü yeniden tesis etmek üzere görevlendirilmiştir.” dedi. İspanya İçişleri Bakanlığı, Fas'a göçmenlerin geri kabulü için resmi talepte bulundu. Fas yönetimi ise, sınırda yaşananların “İspanya'nın göç politikalarının sonucu” olduğunu savunarak, göçmenleri geri almak için iş birliği yapmayı reddetti.
İspanya Başbakanı, Avrupa Birliği'ne de çağrıda bulunarak, “Bu sadece İspanya'nın sorunu değil, Avrupa'nın sorunudur. AB'nin ortak bir göç politikası geliştirmesi ve üye devletlere destek olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Ursula von der Leyen, İspanya'nın yanında olduklarını belirterek, “AB Sınır Koruma Ajansı Frontex, İspanya'ya ek destek sağlayacak.” açıklamasında bulundu.
Diplomatik Gerilim ve Bölgesel Etki
Ceuta krizi, İspanya ile Fas arasında uzun süredir devam eden gerilimin yeni bir boyutunu oluşturuyor. Geçtiğimiz aylarda İspanya'nın, Covid-19 tedbirleri kapsamında Fas vatandaşlarına uyguladığı seyahat kısıtlamaları, iki ülke arasında sürtüşmeye yol açmıştı. Ayrıca, Batı Sahra konusundaki anlaşmazlıklar da ilişkileri gerginleştiren faktörler arasında. Göçmen akınının, İspanya'nın bu politikalarına karşı bir gözdağı olarak yorumlanması, bölgede tansiyonun daha da yükselmesine neden olabilir.
İspanya’nın Ceuta ve Melilla şehirleri, Avrupa Birliği’nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluşturuyor. Bu nedenle, yaşanan kriz sadece İspanya için değil, tüm Avrupa için kritik bir sınav niteliği taşıyor. Göçmen akını, Avrupa genelinde sığınma politikalarının yeniden tartışılmasına yol açabilir. Uzmanlar, bu tür olayların tekrarlanmaması için sınır yönetiminin güçlendirilmesi ve kök nedenlerin ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Şu ana kadar ölen ya da yaralanan göçmene ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak göçmenlerin bir kısmının deniz yoluyla gelirken botların alabora olduğu, bazılarının da telörgülerden geçerken yaralandığı yönünde haberler bulunuyor. Ceuta'daki hastanelerde tedavi gören göçmen sayısının yüzlerce olduğu bildiriliyor. İspanya hükümeti, insani yardım görevlilerinin bölgeye sevk edildiğini ve göçmenlerin sağlık kontrollerinin yapıldığını duyurdu.
Bu gelişmeler, Avrupa'nın göç politikalarını yeniden şekillendirmesi gerektiğini ortaya koyarken, İspanya'nın Fas ile ilişkilerinde yeni bir döneme girildiğinin de sinyalini veriyor. Göçmen akınının durdurulup durdurulamayacağı ve iki ülke arasındaki diyaloğun nasıl ilerleyeceği merak konusu.