İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen 'İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında, İBB iştirakleri Kültür AŞ ve Ağaç AŞ'de kurulan rüşvet ve ihale düzeni mahkeme salonunda sanık ve tanıkların itiraflarıyla deşifre oldu. Duruşmada, ihalelerin tiyatro oyunu gibi kurgulandığı, Sayıştay denetimlerine karşı hülle şirket sistemi kurulduğu ve adaylık parasının esnaftan toplandığı yönünde ifadeler yer aldı.
İhaleler tiyatro: Rüşvet çarkı nasıl işledi?
Mahkemede dinlenen tanıklar, Kültür AŞ ve Ağaç AŞ bünyesindeki ihalelerin önceden belirlenmiş firmalara verildiğini, katılımcı şirketlerin adeta bir tiyatro sahnesi gibi yönlendirildiğini anlattı. İhalelere teklif veren firmaların çoğunun aynı isimler etrafında döndüğü, bu firmaların aldıkları işleri belirli kişilere aktardığı ve karşılığında rüşvet ödendiği iddia edildi. Bir sanık, 'İhale şartnameleri öyle yazılıyordu ki, başka firmanın kazanması imkânsızdı. Katılım sağlayan diğer firmalar da paravan şirketlerdi.' ifadelerini kullandı.
Sayıştay'a karşı hülle şirket sistemi
Duruşmada, Sayıştay denetimlerinden kaçmak için özel bir 'hülle şirket sistemi' kurulduğu ortaya çıktı. Bu sisteme göre, iştiraklerdeki usulsüz harcamalar ve ihaleler, farklı şirketler arasında dönen faturalarla gizleniyor, denetime giren kayıtlar ise başka şirketler üzerinden temizleniyordu. Tanık ifadelerine göre, bu yöntemle Sayıştay raporlarına yansımayan milyonlarca liralık kaynak transferi gerçekleştirildi. Bir başka sanık, 'Sayıştay'ın göreceği defterler ayrı, gerçek para akışı ayrıydı. Hülle şirketler aracılığıyla parayı istediğimiz yere yönlendiriyorduk.' dedi.
Adaylık parası esnaftan toplandı
Davanın en çarpıcı iddialarından biri de adaylık parasının esnaftan toplandığı yönündeki ifadeler oldu. Mahkemeye sunulan tanık beyanlarında, İBB iştiraklerinde yönetici olmak isteyen kişilerin belirli bir bedel ödediği, bu bedelin de esnafa baskı yapılarak çıkarıldığı öne sürüldü. Bazı esnafın, 'yoksa işinizden olursunuz' tehdidiyle para vermeye zorlandığı belirtildi. Sanıklardan biri, 'Adaylık için para toplanıyordu. Bunu da esnaftan çıkarıyorlardı. Vermeyenin dükkânına denetim gidiyordu.' diye konuştu.
Davanın arka planı ve İBB iştirakleri
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Kültür AŞ ve Ağaç AŞ, kentin kültürel etkinlikleri, park ve bahçe düzenlemeleri ile ağaçlandırma işlerini yürütüyor. Bu şirketlerin ihaleleri, yıllık milyarlarca liralık bütçeyi yönetiyor. İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davası, bu iştiraklerdeki usulsüzlük iddiaları üzerine açıldı. Dava sürecinde birçok eski yönetici ve iş insanı tanık olarak dinlendi. Mahkeme, delillerin toplanması için ek süre verirken, sanıkların bir kısmı suçlamaları reddediyor. Ancak tanık ifadeleri ve belgeler, rüşvet çarkının sistemli bir şekilde işlediğini gösteriyor.
Uzmanlar, bu davanın yerel yönetimlerdeki denetim eksikliğini ve iştirak şirketlerinin şeffaflık sorununu bir kez daha gündeme getirdiğini belirtiyor. Sayıştay denetimlerinin etkinliği ve esnaf üzerindeki baskıların önlenmesi için yasal düzenlemelerin gerekliliği vurgulanıyor. Dava, ilerleyen günlerde yeni ifşalarla kamuoyunun gündeminde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.