İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sermaye piyasasındaki işlemlere yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulunduğu iddiasıyla gazeteci İsmail Saymaz, 'dezenformasyon' suçlamasıyla 'şüpheli' sıfatıyla ifade vermek üzere Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Saymaz, sabah saatlerinde avukatıyla birlikte adliyeye giriş yaptı. İfade işlemi, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın özel yetkili bürosunda gerçekleştirildi.
Soruşturmanın Odağında Sermaye Piyasası İşlemleri Var
Başsavcılık kaynaklarına göre soruşturma, sermaye piyasasında gerçekleştirilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bazı işlemlere ilişkin yürütülüyor. Bu kapsamda, piyasa aktörlerine yönelik iddiaların incelendiği ve çeşitli kişi ve kurumların ifadelerine başvurulduğu öğrenildi. İsmail Saymaz'ın ise söz konusu soruşturmayla bağlantılı olarak, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulunduğu öne sürülüyor. Savcılık, Saymaz'ın açıklamalarının 'dezenformasyon' suçunu oluşturduğu iddiasıyla ifadeye çağrıldığını belirtti.
Dezenformasyon suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu kapsamında değerlendiriliyor. Söz konusu madde, 'Sırf halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse' için hapis cezası öngörüyor. Saymaz'ın ifadesinin bu çerçevede alındığı kaydedildi.
Saymaz: 'İfade Vermeye Geldim, Soruları Yanıtlayacağım'
Adliye çıkışında basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan İsmail Saymaz, ifade verme sürecine ilişkin olarak, "Savcılığın çağrısı üzerine geldim. İfade vereceğim ve soruları yanıtlayacağım. Süreci takip ediyoruz" dedi. Saymaz, ayrıca suçlamayı kabul etmediğini ve gazetecilik faaliyeti kapsamında açıklamalarda bulunduğunu ifade etti. Avukatı ise müvekkilinin ifadesinin ardından soruşturmanın seyrine ilişkin değerlendirme yapacaklarını belirtti.
İsmail Saymaz, uzun yıllardır Türkiye'de gazetecilik yapan ve özellikle siyaset, yargı ve güvenlik alanlarındaki haberleriyle tanınan bir isim. Son dönemde sermaye piyasasına ilişkin iddiaları da gündeme getirmesiyle dikkat çekmişti. Saymaz'ın ifadeye çağrılması, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Dezenformasyon Suçlaması ve Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Türkiye'de dezenformasyon suçu, 2022 yılında yapılan yasal düzenlemeyle TCK'ya eklenmişti. Düzenleme, o dönemde muhalefet partileri ve basın kuruluşları tarafından 'basın özgürlüğünü kısıtlayıcı' olduğu gerekçesiyle eleştirilmişti. Hükümet yetkilileri ise düzenlemenin, sosyal medyada yayılan yalan haberlerle mücadele amacı taşıdığını savunmuştu. Bu kapsamda açılan soruşturmalar, zaman zaman gazetecilerin de hedefinde olmuş ve uluslararası basın kuruluşlarının raporlarına konu olmuştu.
İsmail Saymaz'ın ifadesi, soruşturmanın seyri açısından kritik bir adım olarak görülüyor. Savcılık, ifadenin ardından dosya kapsamındaki delilleri değerlendirerek bir karar verecek. Saymaz hakkında iddianame düzenlenmesi halinde dava süreci başlayacak. Aksi halde takipsizlik kararı verilebilecek. Soruşturmanın, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin iddiaların aydınlatılmasına yönelik geniş bir kapsamda sürdüğü belirtiliyor.
Gazetecilik meslek örgütleri, Saymaz'a yönelik soruşturmayı yakından takip ettiklerini duyurdu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve çeşitli basın meslek kuruluşları, yaptıkları yazılı açıklamalarda, gazetecilik faaliyetlerinin suç kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan, soruşturmanın kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığını savunan görüşler de bulunuyor.
İsmail Saymaz'ın ifade süreci, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü tartışmalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. Sermaye piyasasına yönelik soruşturmanın detayları ve Saymaz'ın ifadesinin içeriği, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Kamuoyu, hem soruşturmanın hem de gazetecinin hukuki durumunun nasıl şekilleneceğini yakından izliyor.