Türkiye İş Kurumu (İşkur) verilerine göre, kayıtlı iş arayanların sayısı Eylül 2026'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,41 artarak 2 milyon 344 bin 288'e yükseldi. Böylece kayıtlı işsiz sayısı ilk kez 2,3 milyon sınırını aşmış oldu. Artış aylık bazda 7 bin, yıllık bazda ise 77 bin 207 olarak kaydedildi. Bu rakam, işgücü piyasasındaki yapısal sorunların ve ekonomik dalgalanmaların kayıtlı işsizlik üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Kayıtlı işsizlikte artış trendi
İşkur'un açıkladığı verilere göre, Eylül 2026 itibarıyla kayıtlı iş arayan sayısı bir önceki aya göre 7 bin kişi artış gösterdi. Bu, aylık yüzde 0,3'lük bir artışa işaret ediyor. Yıllık karşılaştırmada ise artış yüzde 3,41 olarak gerçekleşti. Geçen yılın Eylül ayında kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 267 bin 81 iken, bu yıl aynı dönemde 2 milyon 344 bin 288'e çıktı. Söz konusu artış, işsizlik sorununun kronikleştiğini ve iş arayanların kayıt altına alınma oranının arttığını gösteriyor.
Kayıtlı işsizlik verileri, yalnızca işsizlik sigortası kapsamında kayıt yaptıran bireyleri kapsıyor. Dolayısıyla bu rakam, genel işsizlik oranını yansıtmamakla birlikte, işgücü piyasasına dair önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. İşkur'a kayıtlı iş arayanların sayısındaki artış, iş bulma umudunu kaybetmeyen ve resmi kanallardan iş arayan bireylerin sayısındaki yükselişi ifade ediyor.
İşgücü piyasasının genel görünümü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan geniş tanımlı işsizlik verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, kayıtlı işsizlikteki artışın işgücü piyasasındaki genel daralmayla paralel olduğu görülüyor. Son dönemde tarım dışı sektörlerde istihdam artışı sınırlı kalırken, özellikle genç nüfus ve kadınlar arasında işsizlik oranı ortalamanın üzerinde seyrediyor. İşkur verileri, iş arayanların önemli bir bölümünün hizmet sektöründe istihdam edilmek istediğini, ancak bu alandaki talebin sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.
Ekonomistler, kayıtlı işsiz sayısındaki artışın arkasında birkaç temel faktörün bulunduğunu belirtiyor. Bunlar arasında ekonomik büyümenin istihdam yaratma kapasitesinin düşük olması, sanayide otomasyonun artması, mevsimsel etkiler ve pandemi sonrası dönemde bazı sektörlerde yaşanan daralma yer alıyor. Ayrıca, işsizlik sigortası başvurularının artması, kayıtlı işsiz sayısını yukarı çeken bir diğer etken olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve demografik dağılım
İşkur verilerine göre kayıtlı işsizlerin önemli bir kısmı büyükşehirlerde yaşıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde kayıtlı işsiz sayısı Türkiye ortalamasının üzerinde. Bununla birlikte, son yıllarda Anadolu'nun çeşitli illerinde de kayıtlı işsizlik oranlarında artış gözlemleniyor. Demografik açıdan ise 20-34 yaş aralığındaki bireyler, kayıtlı işsizlerin yaklaşık yarısını oluşturuyor. Kadınların işgücüne katılım oranındaki artışa rağmen, kayıtlı işsiz kadın sayısında da yükseliş var.
Eğitim durumu açısından, üniversite mezunları arasında kayıtlı işsizlik oranı dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda. İşkur'a kayıtlı işsizlerin önemli bir bölümü lisans ve ön lisans mezunu. Bu durum, eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyumsuzluğun bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Hükümetin istihdam politikaları ve beklentiler
Hükümet, işsizlikle mücadele kapsamında çeşitli istihdam teşviklerini sürdürüyor. İşbaşı eğitim programları, mesleki yeterlilik kursları ve girişimcilik destekleri bu politikaların başlıcaları arasında. Ancak kayıtlı işsiz sayısındaki artış, mevcut politikaların işsizlik sorununu çözmede yeterli olmadığını gösteriyor. İşkur'un aktif işgücü programlarına katılım oranı artsa da, bu programların kalıcı istihdama dönüşme oranı düşük seyrediyor.
Önümüzdeki dönemde, küresel ekonomik koşullar ve iç talep dinamikleri işsizlik üzerinde belirleyici olacak. Merkez Bankası'nın faiz politikaları, enflasyonla mücadele ve büyüme hedefleri arasındaki denge, istihdam piyasasını doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, kayıtlı işsiz sayısındaki artışın önümüzdeki aylarda da devam edebileceği uyarısında bulunuyor. İşgücü piyasasında kalıcı iyileşme için yapısal reformlara ve sektörel çeşitliliğe ihtiyaç duyuluyor.
Sonuç olarak, İşkur verileri Türkiye'de kayıtlı işsizliğin arttığını ve iş arayanların sayısının 2,3 milyonu aştığını ortaya koyuyor. Bu tablo, ekonomik büyümenin istihdam yaratma kapasitesinin sınırlı olduğunu ve işsizlikle mücadelede daha kapsamlı politikaların gerekliliğini gösteriyor. İşsizlik, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir sorun olarak da çözüm bekliyor.