İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 'Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının 2. celsesinin 31. duruşması, itirafçı sanıkların çarpıcı beyanlarına sahne oldu. Etkin pişmanlıktan yararlanan Peyzaj Mimarı Tuğrul G., rüşvet ağının işleyişini ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'Para az geliyor' sözünü mahkemeye anlattı. Duruşmada, çantalar dolusu paranın nasıl transfer edildiği ve ihalelerin nasıl yönlendirildiği detaylandırıldı.
İtirafçı Beyanları: 'Çantalar Dolusu Para'
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen sanık Tuğrul G., mahkemeye verdiği ifadede, İBB'deki üst düzey yöneticilerin ihaleler karşılığında düzenli olarak rüşvet aldığını söyledi. Tuğrul G., "Para dolu çantalar belirli aralıklarla teslim ediliyordu. Bazı teslimatlar elden yapılıyor, bazıları ise kripto varlıklara dönüştürülüyordu" dedi. Sanık, bu paranın bir kısmının İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na ulaştırıldığını iddia etti.
İtirafçı sanık, İmamoğlu'nun kendisine yönelik "Para az geliyor" şeklindeki sözlerini de mahkemeye aktardı. Bu sözün, rüşvet miktarının yetersiz bulunduğunu gösterdiğini öne süren Tuğrul G., "İmamoğlu, bazı görüşmelerde 'Bu para az, daha fazlası lazım' diyerek talimat veriyordu" iddiasında bulundu. Sanık, bu konuşmaların ses kayıtlarının da ellerinde olduğunu ancak mahkemeye sunmadıklarını belirtti.
Rüşvet Sarmalı ve İhale Yönlendirmeleri
Duruşmada dinlenen bir diğer itirafçı sanık ise ihalelerin nasıl yönlendirildiğini anlattı. Sanık, "Belirli firmalar önceden belirleniyor, ihaleye girecek diğer firmalar ya tehdit ediliyor ya da yüksek teklif vermeye zorlanıyordu" dedi. Bu yöntemle, kamu kaynaklarının belirli bir gruba aktarıldığını ifade eden sanık, rüşvetin yalnızca nakit olmadığını, lüks araçlar, gayrimenkul ve yurt dışı transferleri şeklinde de gerçekleştiğini söyledi.
Savcılık, itirafçı beyanlarının daha önce elde edilen delillerle örtüştüğünü belirterek, sanıkların etkin pişmanlık taleplerinin değerlendirileceğini açıkladı. Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmada daha fazla itirafçı sanığın dinlenmesine karar verdi.
Arka Plan: İBB Davası Nedir?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İBB'de 'Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' kurulduğu iddiasıyla 2. celsenin 31. duruşması görülüyor. Davanın ana sanıkları arasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve bazı üst düzey belediye yöneticileri bulunuyor. İddianamede, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve örgüt kurma suçlamaları yer alıyor. İmamoğlu ve avukatları suçlamaları reddediyor, davanın siyasi olduğunu savunuyor.
Dava, 2024 yerel seçimlerinin ardından İBB'ye kayyum atanması tartışmalarını da beraberinde getirmişti. İtirafçı beyanları, dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Özellikle 'Para az geliyor' sözü, İmamoğlu'nun rüşvet ağının merkezinde olduğu iddiasını güçlendiriyor. Ancak İmamoğlu cephesi, bu beyanların baskı altında alındığını ve itirafçıların ceza indirimi için yalan söylediğini öne sürüyor.
Değerlendirme: Dava Süreci ve Siyasi Yansımalar
İBB davası, Türkiye'nin gündemini uzun süredir meşgul ediyor. İtirafçı sanıkların beyanları, yargılamanın gidişatını etkileyebilecek kritik bir aşama olarak görülüyor. Mahkemenin, etkin pişmanlık taleplerini kabul edip etmeyeceği ve bu beyanların ana sanıklar hakkında ne ölçüde delil teşkil edeceği önümüzdeki duruşmalarda netleşecek. Dava, sadece hukuki değil, siyasi açıdan da yakından takip ediliyor; zira İmamoğlu'nun olası bir mahkumiyeti, Türkiye siyasetinde önemli sonuçlar doğurabilir. Kamuoyu, davanın adil bir şekilde sonuçlanmasını beklerken, itirafçı beyanlarının güvenilirliği tartışılmaya devam ediyor.