İstanbul'da yaz sıcaklarının iyice hissedilmeye başlamasıyla birlikte, su tüketimi ve buharlaşma oranlarındaki artış barajlardaki su seviyelerini doğrudan etkiliyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), 30 Haziran 2025 tarihi itibarıyla kente su sağlayan barajların doluluk oranını yüzde 52.3 olarak duyurdu. Bu oran, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 8 daha düşük seviyede bulunuyor.
Barajlardaki güncel doluluk oranları
İSKİ verilerine göre, İstanbul'a su temin eden başlıca barajların doluluk oranları şöyle: Ömerli Barajı yüzde 58, Büyükçekmece Barajı yüzde 47, Sazlıdere Barajı yüzde 51, Alibey Barajı yüzde 44, Terkos Barajı yüzde 63, Elmalı Barajı yüzde 38 ve Darlık Barajı yüzde 55. Toplam baraj hacmi ise 868 milyon metreküp olarak ölçüldü. Bu veriler, kentin su rezervlerinin mevsim normallerinin altında seyrettiğini gösteriyor.
Su tüketimi ve buharlaşma tehdidi
Uzmanlar, artan sıcaklıkların buharlaşmayı hızlandırdığına ve günlük su tüketiminin yaz aylarında ortalama yüzde 30 arttığına dikkat çekiyor. İstanbul'da kişi başı günlük su tüketimi 220 litreye ulaşırken, bu rakam Avrupa ortalamasının üzerinde bulunuyor. Yetkililer, su tasarrufu çağrılarını yinelerken, vatandaşları gereksiz su kullanımından kaçınmaya davet ediyor.
Geçmiş yıllarla karşılaştırma
2024 yılının aynı döneminde baraj doluluk oranı yüzde 60 civarındayken, bu yılki düşüş endişe yaratıyor. 2023'te ise yüzde 55 seviyesinde olan doluluk, kurak geçen kış aylarının ardından kritik eşiğe yaklaşıyor. Uzmanlar, önümüzdeki aylarda yağış rejiminin normale dönmemesi halinde su kısıtlamasına gidilebileceği uyarısında bulunuyor.
Yetkililerden tasarruf çağrısı
İSKİ Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının verimli kullanılması için bir dizi önlem aldıklarını belirtti. Kaçak su kullanımıyla mücadele, şebeke kayıplarının azaltılması ve yağmur suyu hasadı gibi projelerin hayata geçirildiği ifade edilirken, vatandaşlara da bireysel önlemler almaları çağrısı yapıldı. Muslukları gereksiz yere açık bırakmamak, bahçe sulamada sabah erken veya akşam geç saatleri tercih etmek gibi basit adımların büyük fark yaratabileceği vurgulanıyor.
İstanbul'un su kaynakları, iklim değişikliği ve hızlı nüfus artışı gibi yapısal sorunlarla karşı karşıya. Baraj doluluk oranlarındaki düşüş, sürdürülebilir su yönetimi politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Kısa vadede alınacak tasarruf tedbirleri kadar, uzun vadede alternatif su kaynaklarına yönelik yatırımların da hayati olduğu değerlendiriliyor.