İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), 5 Eylül 2026 tarihine ilişkin İstanbul baraj doluluk oranlarını açıkladı. Kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı, yağışların azalması ve artan sıcaklıkların etkisiyle yüzde 28,97 seviyesine geriledi. Bu oran, geçtiğimiz yılın aynı döneminde yüzde 34,12 olarak kaydedilmişti. Yaklaşık 16 milyon nüfusa ev sahipliği yapan İstanbul için su yönetimi kritik bir önem taşıyor.
Barajlardaki Güncel Durum
İSKİ'nin resmi verilerine göre, İstanbul'a su sağlayan barajlar arasında en yüksek doluluk oranı yüzde 45,3 ile Istrancalar Barajı'nda görülüyor. Onu yüzde 38,7 ile Darlık Barajı takip ediyor. Ancak kentin en büyük su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 30,2'ye düştü. Büyükçekmece Barajı'nda bu oran yüzde 22,1, Sazlıdere Barajı'nda ise yüzde 18,4 olarak ölçüldü. Terkos Barajı'ndaki doluluk oranı ise yüzde 25,9 seviyesinde bulunuyor. Toplamda barajlarda depolanan su miktarı 252 milyon metreküp olarak hesaplandı.
Uzmanlar, özellikle sonbahar aylarında beklenen yağışların yeterli olmaması durumunda su sıkıntısının daha da artabileceği uyarısında bulunuyor. Meteoroloji verilerine göre, İstanbul'da ağustos ayı yağış miktarı son 10 yılın en düşük seviyesinde kaldı. Bu durum, barajlardaki su seviyelerinin hızla azalmasına neden oldu.
Su Tüketimi ve Tasarruf Çağrıları
İstanbul'un günlük su tüketimi ortalama 2,8 milyon metreküp civarında seyrediyor. Bu tüketim hızıyla mevcut su rezervinin yaklaşık 90 günlük bir kullanım ömrü kaldığı belirtiliyor. İSKİ yetkilileri, vatandaşları su tasarrufu konusunda daha duyarlı olmaya davet etti. Özellikle evlerde alınacak basit önlemlerle su kullanımının önemli ölçüde azaltılabileceği vurgulandı.
Su tasarrufu için alınabilecek önlemler şöyle sıralanıyor:
- Muslukların ve boruların düzenli olarak kontrol edilmesi, sızıntıların derhal onarılması
- Duş süresinin kısaltılması ve düşük akışlı duş başlıklarının kullanılması
- Çamaşır ve bulaşık makinelerinin tam dolu çalıştırılması
- Bahçe sulamasının sabah erken saatlerde veya akşam geç saatlerde yapılması
- Araç yıkarken kova ve fırça kullanılması, hortumla yıkamadan kaçınılması
- Klozet rezervuarlarına su tasarrufu sağlayan aparatlar takılması
İSKİ, ayrıca sanayi tesislerinde ve kamu binalarında su geri dönüşüm sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor. Büyükşehir Belediyesi'nin de su kayıp-kaçak oranlarını düşürmeye yönelik altyapı çalışmalarını sürdürdüğü ifade ediliyor.
İklim Değişikliği ve Kuraklık Riskleri
İstanbul'un su sorunu, sadece yağış azlığından kaynaklanmıyor. İklim değişikliğinin etkisiyle Akdeniz havzasında kuraklık riski her geçen yıl artıyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda su stresi yaşayan şehirler arasında İstanbul'un da yer alabileceğini öngörüyor. Bu kapsamda, su kaynaklarının verimli kullanılması ve alternatif kaynakların devreye sokulması büyük önem taşıyor.
Melan Çayı ve Yeşilçay gibi yüzeysel su kaynaklarından yapılan takviyeler, barajlardaki su seviyesini bir miktar dengeleyebiliyor. Ancak bu kaynakların da sınırlı olduğu ve uzun vadede yeterli olmayacağı belirtiliyor. Deniz suyu arıtma tesisleri gibi pahalı yöntemler ise enerji maliyetleri nedeniyle tartışılıyor.
Geçmiş Yıllarla Karşılaştırma
İstanbul barajlarının doluluk oranı, son 10 yılda dalgalı bir seyir izledi. 2016 yılında yüzde 40'ın üzerinde olan ortalama doluluk, 2020'de yüzde 25'lere kadar geriledi. 2023'te yağışların artmasıyla yüzde 50'yi aşan oranlar görülmüş, ancak 2024 ve 2025'te tekrar düşüş eğilimine girilmişti. Bu yıl ise 5 Eylül itibarıyla yüzde 28,97 ile son beş yılın en düşük seviyelerinden biri kaydedildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün tahminlerine göre, önümüzdeki sonbahar aylarında yağışların mevsim normallerinin altında kalması bekleniyor. Bu durum, su yönetimi planlamalarını daha da kritik hale getiriyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin su yönetimi konusunda acil eylem planını devreye alması gündemde.
Sonuç ve Değerlendirme
İstanbul'un su geleceği, hem iklim koşullarına hem de kentsel su yönetimine bağlı. Baraj doluluk oranlarındaki düşüş, bireysel tasarrufun yanı sıra altyapı yatırımlarının ve su politikalarının gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Suyun her damlasının değerli olduğu bu dönemde, toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düşüyor. İSKİ'nin şeffaf bir şekilde paylaştığı veriler, kamuoyunun bilinçlenmesi açısından önemli bir adım. Ancak kalıcı çözüm için uzun vadeli stratejiler ve yatırımlar şart.