İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), 26 Ekim 2026 tarihli baraj doluluk oranlarını kamuoyuyla paylaştı. Geçtiğimiz günlerde kentte etkili olan şiddetli sağanak yağışların ardından barajlardaki su seviyeleri yakından izleniyor. İSKİ'nin verilerine göre, İstanbul'un içme suyu sağlayan barajlarının ortalama doluluk oranı yüzde 45,32 olarak kaydedildi. Bu oran, yağışların etkisiyle önceki haftalara göre kısmi bir artışa işaret ediyor ancak uzmanlar, su tasarrufunun önemini vurguluyor.
Baraj Doluluk Oranlarında Son Durum
İSKİ'nin açıkladığı güncel verilere göre, İstanbul'daki barajların doluluk oranları şu şekilde sıralandı:
- Ömerli Barajı: Yüzde 78,45 ile en yüksek doluluk oranına sahip baraj oldu.
- Darlık Barajı: Yüzde 62,10 doluluk oranıyla ikinci sırada yer aldı.
- Elmalı Barajı: Yüzde 55,80 seviyesinde ölçüldü.
- Pabuçdere Barajı: Yüzde 48,20 doluluk oranına ulaştı.
- Sazlıdere Barajı: Yüzde 42,75 ile ortalamanın altında kaldı.
- Büyükçekmece Barajı: Yüzde 38,90 doluluk oranı tespit edildi.
- Kazandere Barajı: Yüzde 35,60 ile düşük seviyede.
- Alibey Barajı: Yüzde 33,25 doluluk oranıyla dikkat çekti.
- Terkos Barajı: Yüzde 30,15 ile en düşük doluluk oranına sahip baraj oldu.
En dolu baraj olan Ömerli, yağışlardan en çok etkilenen barajlardan biri oldu. En boş baraj ise Terkos olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, Terkos'taki düşük seviyenin bölgesel yağış farklılıklarından kaynaklandığını belirtiyor.
Yağışların Etkisi ve Uzman Değerlendirmeleri
Meteoroloji verilerine göre, geçtiğimiz hafta İstanbul'da metrekareye ortalama 65 kilogram yağış düştü. Bu yağışlar, özellikle kuzey ve doğu bölgelerdeki baraj havzalarında su seviyelerini olumlu yönde etkiledi. İSKİ yetkilileri, yağışların baraj doluluk oranlarına yansımasının birkaç gün gecikmeli olabileceğini, çünkü suyun toprağa sızma ve akış süreçlerinin zaman aldığını ifade ediyor. Önceki hafta ortalama doluluk oranı yüzde 42,80 iken, bu hafta yüzde 45,32'ye yükselmesi, yağışların etkisini gösterdiği şeklinde yorumlanıyor. Ancak bu artışın kalıcı olması için yağışların düzenli aralıklarla devam etmesi gerektiği vurgulanıyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden su kaynakları uzmanı Prof. Dr. Ayşe Kaya, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Son yağışlar barajlarda kısmi bir rahatlama sağladı ancak İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak için yeterli değil. Özellikle Terkos gibi barajlardaki düşük seviyeler, su yönetimi politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Vatandaşların su tasarrufu konusunda bilinçli olması kritik önem taşıyor" dedi.
İstanbul'un Su Yönetimi ve Gelecek Projeksiyonu
İstanbul, yaklaşık 16 milyonluk nüfusuyla Türkiye'nin en kalabalık şehri ve su kaynakları üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor. İSKİ'nin verilerine göre, kentin günlük su tüketimi ortalama 3 milyon metreküp civarında. Barajların yanı sıra Melen Çayı'ndan sağlanan su da kentin içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor. Ancak iklim değişikliğinin etkisiyle yağış rejimlerindeki düzensizlikler, su kaynaklarının sürdürülebilirliği konusunda endişe yaratıyor.
Son yıllarda İstanbul'da yaşanan kuraklık dönemleri, baraj doluluk oranlarının zaman zaman kritik seviyelere gerilemesine neden oldu. 2020 ve 2021 yıllarında baraj doluluk oranları yüzde 20'nin altına kadar düşmüş, bu durum su kesintileri ve tasarruf çağrılarını beraberinde getirmişti. 2026 yılı itibarıyla toparlanma süreci devam ediyor olsa da, uzmanlar kalıcı çözümler için su hasadı, atık su geri kazanımı ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması gibi stratejilere odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
İSKİ, baraj doluluk oranlarını düzenli olarak güncelliyor ve vatandaşların bu verilere internet sitesi üzerinden erişebilmesini sağlıyor. Ayrıca su tasarrufu kampanyalarıyla halkın bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, önümüzdeki günlerde yağış beklenmediğini, bu nedenle doluluk oranlarındaki artışın sınırlı kalabileceğini hatırlatıyor.
Genel olarak değerlendirildiğinde, 26 Ekim 2026 itibarıyla İstanbul barajlarında durum kritik olmaktan uzak ancak henüz istenen seviyede değil. Su kaynaklarının verimli kullanımı, hem bugün hem de gelecek nesiller için hayati önem taşıyor. Vatandaşların günlük su tüketimlerine dikkat etmeleri ve yetkililerin uyarılarını takip etmeleri, olası bir kuraklık riskine karşı direnç oluşturacaktır.