Fon yöneticisi Işık Ökte, devam eden fon soruşturmasında yalnızca tasfiye öncesi çıkışların ve 31 hissenin incelenmesinin yetersiz kalacağını söyledi. Ökte, kriz bilgisini önceden alarak vadeli işlem piyasasında (VİOP) kaldıraçlı short pozisyon açanlar ve haksız kazanç sağlayanlar dahil tüm işlemlerin kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğini vurguladı. Açıklama, sermaye piyasalarında yaşanan son dalgalanmanın ardından yürütülen soruşturmanın kapsamına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Soruşturmanın Kapsamı Tartışma Konusu
Işık Ökte, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, soruşturmanın sadece tasfiye öncesi fon çıkışlarına odaklanmasının piyasadaki tüm şüpheli işlemleri ortaya çıkarmayacağını belirtti. Özellikle 31 hisse üzerinde yoğunlaşılmasının, diğer enstrümanlardaki olası manipülasyonları göz ardı etme riski taşıdığını ifade etti. Ökte'ye göre, kriz öncesinde bilgi sızdırıldığı iddiaları ciddiye alınmalı ve bu bilgiyi kullanarak VİOP'ta kaldıraçlı short pozisyon açan yatırımcıların izleri sürülmeli.
Ökte, "Tasfiye öncesi çıkışlar ve 31 hisse incelemesi yetersiz. Kriz bilgisini önceden alarak VİOP'ta kaldıraçlı short pozisyon açanlar ve haksız kazanç sağlayanlar dahil tüm işlemler kapsamlıca araştırılmalı" dedi. Bu çağrı, piyasa gözlemcileri tarafından soruşturmanın genişletilmesi yönünde bir talep olarak yorumlandı.
VİOP'ta Short Pozisyonlar Mercek Altına Alınmalı
Vadeli işlem ve opsiyon piyasası (VİOP), yatırımcılara kaldıraçlı işlem imkanı sunarak yüksek kazanç potansiyeli sağlarken aynı zamanda riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle kriz dönemlerinde açılan short pozisyonlar, piyasadaki düşüş eğilimini hızlandırabiliyor. Işık Ökte'nin işaret ettiği üzere, eğer bazı yatırımcılar önceden bilgi sahibi olarak bu pozisyonları açtıysa, bu durum hem piyasa güvenilirliğine zarar verir hem de haksız rekabete yol açar.
Uzmanlar, VİOP'taki işlemlerin detaylı incelenmesinin, bilgi suiistimalinin ortaya çıkarılması için kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle büyük hacimli ve zamanlaması şüpheli işlemler, soruşturmanın seyrini değiştirebilir. Ökte'nin çağrısı, bu tür işlemlerin gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguluyor.
Piyasa Güveni İçin Kapsamlı Soruşturma Şart
Fon soruşturması, sermaye piyasalarında yaşanan ani dalgalanmaların ardından başlatılmıştı. İlk aşamada tasfiye olan fonlardaki çıkışlar ve belirli hisselerdeki anormal hareketler inceleniyor. Ancak Işık Ökte gibi isimler, soruşturmanın sadece birkaç hisseyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor. Aksi halde, piyasadaki diğer aktörlerin benzer eylemlerde bulunma cesareti kazanabileceği ve yatırımcı güveninin daha da sarsılabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, soruşturmanın genişletilmesi çağrıları, düzenleyici kurumlar üzerindeki baskıyı artırabilir. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve diğer ilgili kurumların, Ökte'nin önerilerini dikkate alıp almayacağı merak konusu. Piyasa katılımcıları, kapsamlı bir soruşturmanın uzun vadede piyasa disiplinini güçlendireceğine inanıyor.
Arka Plan: Fon Tasfiyesi ve Piyasa Etkileri
Geçtiğimiz aylarda bazı yatırım fonlarının tasfiye edilmesi, piyasalarda tedirginliğe yol açmıştı. Tasfiye kararları öncesinde yaşanan olağan dışı çıkışlar, akıllara bilgi sızıntısı ihtimalini getirdi. Bu kapsamda başlatılan soruşturma, 31 hisse üzerinde yoğunlaşmış durumda. Ancak Işık Ökte, bu kapsamın dar olduğunu ve türev piyasalardaki işlemlerin de incelenmesi gerektiğini dile getiriyor.
Fon yöneticileri ve piyasa uzmanları, tasfiye süreçlerinde şeffaflığın önemine dikkat çekiyor. Özellikle büyük fonların ani çıkışları, piyasa likiditesini olumsuz etkileyebiliyor ve küçük yatırımcılar üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle, soruşturmanın derinleştirilmesi ve olası tüm aktörlerin mercek altına alınması, piyasa istikrarı açısından kritik görülüyor.
Sonuç: Kapsamlı Soruşturma Beklentisi
Işık Ökte'nin açıklamaları, fon soruşturmasının seyrini etkileyebilecek nitelikte. Özellikle VİOP'taki kaldıraçlı pozisyonların araştırılması, soruşturmanın çok boyutlu hale gelmesini sağlayabilir. Piyasa gözlemcileri, düzenleyici kurumların bu çağrıya kulak verip vermeyeceğini ve soruşturmanın kapsamını genişletip genişletmeyeceğini yakından takip ediyor. Bağımsız olarak değerlendirildiğinde, böyle bir genişleme, Türkiye sermaye piyasalarında hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkelerinin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak soruşturmanın hızlı ve etkin yürütülmesi, yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi için hayati önem taşıyor.