Petrol fiyatları, Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırılarının enerji arzında yeni kesintilere yol açabileceği endişesiyle önceki seansta yüzde 4'lük bir artışla beş ayın en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından cuma günü Asya işlemlerinde yatay bir seyir izledi. Brent ham petrolü varil başına 87 dolar civarında işlem görürken, ABD Batı Teksas (WTI) ham petrolü 83 dolar bandında kaldı. Analistler, piyasanın jeopolitik riskleri yakından takip ettiğini ve arz şoklarına karşı hassasiyetin arttığını belirtiyor.
Husi saldırıları ve arz endişeleri
Yemen'deki Husi isyancıların Suudi Arabistan'ın güneyindeki enerji altyapısına yönelik düzenlediği saldırılar, küresel petrol arzında aksamalara neden olabileceği korkusunu tetikledi. Saldırıların ardından Suudi Arabistan'ın petrol üretim tesislerinde herhangi bir hasar olup olmadığına dair resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak piyasa oyuncuları, bölgedeki tansiyonun yükselmesinin arz güvenliğini tehdit ettiğini düşünüyor. Son dönemde Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırmış durumda. Bu saldırılar, küresel petrol piyasasında arz kesintisi riskini fiyatlamaya başladı.
Fiyat hareketleri ve piyasa tepkisi
Brent petrolü, önceki seansta yüzde 4 değer kazanarak varil başına 87 doların üzerine çıktı ve Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. WTI ise aynı dönemde 83 doların üzerine tırmandı. Cuma günü Asya saatlerinde ise fiyatlar dar bir bantta dalgalandı. Singapur merkezli bir enerji danışmanlık şirketinin analistine göre, piyasa şu anda Suudi Arabistan'dan gelecek olası arz kesintisi haberlerini bekliyor ve yeni bir yükseliş için tetikleyici arıyor. Analist, "Yatay seyir, piyasanın sindirme aşamasında olduğunu gösteriyor. Ancak jeopolitik riskler devam ettiği sürece aşağı yönlü hareket sınırlı kalacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Küresel arz ve talep dengesi
Petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi, sadece jeopolitik risklerle sınırlı değil. Küresel petrol talebinin, özellikle Asya ekonomilerindeki toparlanmayla birlikte artması bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2024 yılı için küresel petrol talebinin günde 1,3 milyon varil artacağını öngörüyor. Öte yandan OPEC+ ülkelerinin üretim kısıtlamalarını sürdürmesi, arz tarafında daralmaya işaret ediyor. Suudi Arabistan'ın günlük 1 milyon varillik ek kesintisini 2024'ün ikinci çeyreğine kadar uzatması, fiyatları destekleyen bir diğer faktör. Ancak ABD'deki petrol üretiminin rekor seviyelere yakın seyretmesi, yukarı yönlü hareketi sınırlayabilir.
Stok verileri ve haftalık görünüm
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tarafından açıklanan son verilere göre, ülkedeki ham petrol stokları geçen hafta beklenmedik şekilde arttı. Ticari ham petrol stokları 3,2 milyon varil artışla 448 milyon varile ulaştı. Analistler, stok artışının talepteki yavaşlamaya işaret edebileceğini ancak jeopolitik risklerin bu etkiyi gölgeleyebileceğini belirtiyor. Piyasalar şimdi hafta sonu öncesinde Suudi Arabistan'dan gelecek açıklamaları ve Orta Doğu'daki gelişmeleri izliyor.
Uzman görüşleri ve beklentiler
Londra merkezli bir enerji araştırma kuruluşunun baş analisti, "Husi saldırılarının doğrudan bir arz kesintisine yol açmaması durumunda bile, piyasa risk primini fiyatlamaya devam edecek. Kısa vadede petrol fiyatlarının 85-90 dolar bandında dalgalanmasını bekliyoruz" dedi. Diğer yandan, bazı analistler, yüksek petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine ve merkez bankalarının faiz politikalarını etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle ABD'de benzin fiyatlarının artması, tüketici harcamalarını ve enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebilir. Avrupa'da ise doğalgaz fiyatları da benzer şekilde jeopolitik risklerden etkileniyor.
Petrol piyasasındaki bu hareketlilik, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için de önem taşıyor. Brent petrolündeki artış, cari açık ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye'nin enerji ithalat faturası, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışla yaklaşık 4-5 milyar dolar artabiliyor. Uzmanlar, jeopolitik risklerin sürmesi halinde petrol fiyatlarının yılın ikinci yarısında da yüksek seyredebileceğini belirtiyor. Ancak küresel ekonomik yavaşlama endişeleri ve artan arz, fiyatların daha da yükselmesini engelleyebilir. Piyasa katılımcıları, önümüzdeki günlerde açıklanacak olan Çin'in imalat PMI verilerini ve ABD'nin istihdam raporunu yakından takip edecek.