Adıyaman 2. İdare Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporu, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan Grand İsias Otel'in enkazı altında kalanlara ilişkin tazminat davasında önemli bir aşamaya gelindiğini gösteriyor. Raporda, otelin yıkılmasında Adıyaman Belediyesi'ne yüzde 20, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na yüzde 6, AFAD'a ise yüzde 2 oranında kusur yüklenirken; otel işletmecisi ve proje sorumlularına yönelik kusur oranları da belirlendi. Bu gelişme, deprem sonrası yürütülen adli ve idari süreçlerde kamu kurumlarının sorumluluğunun somut bir şekilde ortaya konması açısından kritik önem taşıyor.
Bilirkişi Raporu ve Kusur Dağılımı
Bilirkişi heyeti, Grand İsias Otel'in depremde yıkılmasına ilişkin hazırladığı 120 sayfalık raporda; otelin statik projesindeki hatalar, kullanılan malzeme kalitesi ve denetim eksiklikleri gibi birçok faktörü detaylı olarak inceledi. Rapora göre, otelin yıkılmasındaki en büyük kusur yüzde 35 ile otel işletmecisi ve yapı müteahhidine ait. Bunu yüzde 25 ile bağımsız denetim firması, yüzde 12 ile proje müellifi takip ediyor. Kamu kurumları ise toplamda yüzde 28 kusur oranıyla listede yer aldı. Özellikle Adıyaman Belediyesi'nin yüzde 20 kusur yüklenmesi, belediyenin imar denetim ve ruhsat süreçlerindeki eksikliklerine işaret ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yapı denetim sistemini yeterince denetlememesi yüzde 6 kusur olarak, AFAD'ın ise deprem risk haritalarını güncellememesi ve bilgilendirme eksikliği yüzde 2 kusur olarak kaydedildi.
Tazminat Davasının Seyri
Grand İsias Otel, 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve enkaz altında kalan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı 35 kişi ile birlikte toplam 72 kişinin hayatını kaybettiği bina olarak hafızalarda yer etmişti. Olayın ardından Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ceza soruşturmasının yanı sıra, mağdur aileleri tarafından da idari tazminat davası açılmıştı. Aileler, kamu kurumlarının ihmali nedeniyle uğradıkları zararın tazmin edilmesini talep ediyor. Bilirkişi raporu, bu tazminat davasında belirleyici bir kanıt olarak sunuldu. Mahkeme, rapor doğrultusunda taraflar arasında uzlaşma veya ek bilirkişi incelemesi talep edebilir. Uzmanlar, raporun davanın seyrini önemli ölçüde etkileyeceğini ve kamu kurumlarının tazminat ödemekle yükümlü tutulabileceğini belirtiyor.
Deprem Sonrası Denetim Tartışmaları
6 Şubat depremleri, Türkiye'deki yapı denetim sistemini ve kamu kurumlarının afetlere hazırlık kapasitesini yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu tür raporların yalnızca tazminat davalarına değil, aynı zamanda yapısal reformlara da yol açması gerektiğini vurguluyor. Bilirkişi raporunda Adıyaman Belediyesi'ne yüzde 20 kusur yüklenmesi, yerel yönetimlerin imar denetimindeki sorumluluğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Diğer yandan, Çevre Bakanlığı'nın yüzde 6 kusur oranı, merkezi hükümetin denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığına işaret ediyor.
Bu dava, depremde yıkılan binalarla ilgili açılan yüzlerce tazminat davasından biri olmasına rağmen, kamu kurumlarına kusur yükleyen ilk somut rapor olması açısından emsal teşkil ediyor. Adıyaman 2. İdare Mahkemesi'nin vereceği karar, benzer davalar için yol gösterici olacak. Deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa çalışmaları sürerken, bu tür hukuki süreçler, geçmişteki hataların tekrarlanmaması için bir uyarı niteliği taşıyor.