Bir restoran müdürünün kadın çalışanlarına ve müşterilerine yönelik 'Canım, balım' ve 'Sen bekar mısın, nişanlın var mı?' şeklindeki sözleri Yargıtay tarafından cinsel taciz olarak değerlendirildi. Yüksek Mahkeme, işverenin bu gerekçeyle işçiyi tazminatsız işten çıkarmasını haklı buldu. Karar, iş yerinde kadınlara yönelik sözlü tacizlerin sınırlarını netleştirmesi açısından emsal niteliği taşıyor.
Olayın perde arkası
İstanbul'da bir restoran zincirinde müdür olarak çalışan erkek işçi, iş arkadaşı kadınlara ve kadın müşterilere sürekli olarak 'Canım', 'Balım', 'Güzelim' gibi hitap sözcükleri kullanıyor, ayrıca özel hayatlarına ilişkin 'Bekar mısın? Erkek arkadaşın var mı?' gibi sorular soruyordu. Bunun üzerine çalışanlar durumu işverene iletti. İşveren, işçinin savunmasını aldıktan sonra iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti. İşçi ise feshin haksız olduğunu iddia ederek işe iade davası açtı.
Yerel mahkeme işçiyi haklı buldu
İlk derece mahkemesi, işçinin sözlerinin cinsel taciz boyutunda olmadığına, samimi ve arkadaşça bir ortam yaratma amacı taşıdığına hükmetti. Mahkeme, tanık beyanlarında doğrudan bir taciz ya da rahatsızlık ifadesi bulunmadığı gerekçesiyle feshin geçersiz olduğuna karar verdi ve işçinin işe iadesine hükmetti. İşveren kararı temyiz etti.
Yargıtay'dan cinsel taciz vurgusu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, işçinin kullandığı ifadelerin, kadın çalışanlar ve müşteriler nezdinde rahatsızlık yarattığını, bu tür söylemlerin iş yerinde cinsel taciz oluşturduğunu belirtti. Kararda, 'İşçinin kadın iş arkadaşlarına ve müşterilere yönelik samimiyet sınırlarını aşan, kişisel ve cinsel içerimli hitap ve soruları, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesi kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eder' denildi. Yargıtay ayrıca, işverenin bu tür davranışları önlemekle yükümlü olduğunu ve feshin haklı olduğunu vurguladı.
Emsal kararın önemi
Uzmanlar, Yargıtay'ın bu kararının iş yerlerinde kadınlara yönelik sözlü tacizlerin tanımlanması açısından önemli olduğunu belirtiyor. Artık 'canım, balım, güzelim' gibi sözlerin yanı sıra kişinin medeni durumu, özel hayatı hakkında sorular sorulması da cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilecek. İşverenlerin bu tür durumlara karşı duyarlı olması ve çalışanların şikayetlerini dikkate alması gerekiyor.
Karar, sadece çalışanlar arasındaki ilişkilerde değil, aynı zamanda müşteriye yönelik tavırlarda da benzer hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Yargıtay, iş yerinde saygı sınırlarının korunmasının işverenin temel yükümlülüklerinden olduğunun altını çiziyor.
Bu tür davranışların iş sözleşmesinin feshi için haklı neden oluşturması, çalışanların psikolojik ve cinsel tacize karşı korunması adına önemli bir adım. Ancak uzmanlar, her somut olayın kendi koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini, bu kararın tüm benzer söylemler için otomatik olarak taciz anlamına gelmediğini hatırlatıyor.