Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütleri PKK ve FETÖ, milli iradeye karşı en büyük tehdit olarak tarihe geçti. PKK'nın Suriye uzantısı SDG'nin kendini feshetmesi ve PKK'nın feshi sürecinin olumlu yönde ilerlemesi, sahada yeni bir dönemin kapısını aralarken, bu gelişmeler irtica kavramının bizim lehçemizdeki gerçek manasını yeniden gündeme taşıyor. İrtica, sadece geri kalmışlık değil, aynı zamanda milli birlik ve beraberliğe kasteden her türlü hain yapının ortak adıdır.
İrtica Nedir? Bizim Lehçede Anlamı Ne?
İrtica kelimesi, Arapça kökenli olup "geri dönme, geriye gitme" anlamına gelir. Ancak bizim lehçemizde, yani Anadolu'nun bağrından çıkan milli şuurda irtica, sadece bir geri kalmışlık hali değil; vatanın bölünmez bütünlüğüne, milletin huzuruna ve devletin bekasına kasteden her türlü iç ve dış mihraka karşı bir uyarıdır. Tarih boyunca bu topraklarda irtica, Haçlı seferlerinden Osmanlı'nın yıkılış sürecine, oradan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan ihanet zincirinin adı olmuştur. Bugün ise PKK ve FETÖ gibi örgütler, aynı zincirin son halkalarıdır.
PKK, 1984'ten bu yana on binlerce insanımızın canını aldı, köylerimizi yaktı, çocuklarımızı dağa kaçırdı. FETÖ ise 15 Temmuz 2016 gecesi tankları milletin üzerine sürerek, Meclis'i bombalayarak, masum sivilleri şehit ederek ihanetin en alçak yüzünü gösterdi. Her iki örgüt de hasım güçler tarafından bağrımıza saplanmış hançerlerdi. Amaçları Türkiye'nin ilerlemesini, kalkınmasını, barış ve huzur içinde refah ülkesi olmasını engellemekti.
SDG'nin Feshi ve PKK Sürecinde Son Durum
Suriye'nin kuzeyinde PKK'nın uzantısı olarak faaliyet gösteren SDG (Suriye Demokratik Güçleri), son dönemde kendisini feshetme kararı aldığını duyurdu. Bu karar, bölgede Türkiye'nin kararlı duruşunun ve yürüttüğü diplomatik temasların bir sonucu olarak değerlendiriliyor. SDG'nin feshi, PKK'nın Suriye'daki yapılanmasının çöküş sürecini hızlandırabilecek bir adım olarak görülüyor. Öte yandan PKK'nın kendini feshetme süreci de olumlu yönde ilerliyor. Örgütün elebaşlarının çağrıları ve sahadaki çözülme, Türkiye'nin güvenlik politikalarının başarısını gözler önüne seriyor.
Ancak unutulmamalıdır ki, terör örgütlerinin fesih kararları, samimi olmadıkları sürece bir taktikten öteye geçemez. PKK, geçmişte birçok kez ateşkes ilan edip, ardından saldırılarını sürdürdü. FETÖ ise tüm yargılamalara rağmen yurt dışında faaliyetlerini sürdürüyor. Dolayısıyla SDG'nin feshi ve PKK'nın sözde fesih süreci, temkinli bir iyimserlikle karşılanmalı; sahada fiili bir dönüşüm görülmeden rehavete kapınılmamalıdır.
15 Temmuz: İrticaın En Kanlı Yüzü
15 Temmuz 2016 gecesi, FETÖ'nün askeri kanadı, milletin iradesine darbe yapmaya kalktı. Tankların önüne yatan Nene Hatun torunları, helikopterlerin altında can veren yiğitler, Meclis'in bombalanmasına rağmen dimdik ayakta duran milletvekilleri... O gece, irticaın ne olduğu bir kez daha tüm dünyaya gösterildi. İrtica, sadece gerici fikirler değil; aynı zamanda milli iradeye isyan eden, demokrasiyi rafa kaldırmak isteyen, ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen her türlü yapıdır. 15 Temmuz, bu gerçeğin en acı tezahürüdür.
FETÖ, yıllarca devletin kılcal damarlarına sızarak, kendine tabi bir paralel yapı kurdu. Okullarda, yargıda, poliste, orduda yuvalandı. Nihayetinde milletin feraseti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği sayesinde bu ihanet şebekesi çökertildi. Ancak FETÖ'nün ideolojik mirası ve yurt dışındaki uzantıları hala tehdit olarak varlığını sürdürüyor. İşte bu yüzden irtica kavramı, sadece geçmişi değil, bugünü ve geleceği de kapsayan bir uyanıklık halidir.
Milli Duruş ve Gelecek Perspektifi
Türkiye, son yıllarda savunma sanayinde elde ettiği başarılarla, diplomatik atılımlarla ve ekonomik kalkınmayla bölgesel bir güç haline geldi. İHA'lar, SİHA'lar, milli uçak gemisi, yerli otomobil... Tüm bunlar, milletin birlik ve beraberliği sayesinde mümkün oldu. İrticaın her türlüsüne karşı verilen mücadele, bu başarıların teminatıdır. PKK'nın ve FETÖ'nün tasfiye edilmesi, Türkiye'nin önündeki en büyük engelin kalkması anlamına gelir.
Ancak mücadele sadece silahla değil, eğitimle, kültürle, sanatla ve ilimle de verilmelidir. Genç nesillerin milli ve manevi değerlerle yetiştirilmesi, irticaın bir daha baş göstermemesinin en önemli garantisidir. PKK'nın feshi süreci olumlu ilerlese de, ideolojik mücadele uzun soluklu bir maratondur. Bu maratonda milletçe kenetlenmek, devlet-millet bütünleşmesini sağlamak zorundayız.
İrtica, bizim lehçemizde "ihanet" demektir. PKK da, FETÖ de bu ihanetin birer parçasıdır. SDG'nin feshi ve PKK'nın çözülme süreci sevindiricidir; lakin asıl zafer, bu örgütlerin bir daha asla bu topraklarda barınamayacağı bir düzenin tesisiyle elde edilecektir. Milli irade, her türlü irticai yapının üstesinden gelecek güçtedir. Yeter ki birlik olalım, beraber olalım, uyanık olalım.