İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'ın Tahran'a yönelik 'ekonomik saldırı' tehditlerine sert yanıt verdi. Kalibaf, Washington'un İran'ın ticari ilişkilerini sınırlandırma gücünün kalmadığını ve bu tür abartılı söylemlerin uluslararası toplumda karşılık bulmadığını ifade etti. Açıklamalar, iki ülke arasındaki gerilimin yeni bir boyut kazandığı bir dönemde geldi.
Kalibaf'tan Bessent'a Sert Tepki
İran Meclis Başkanı, ABD Hazine Bakanı'nın son açıklamalarını değerlendirirken, 'ABD'nin ekonomik gücü artık İran'ı diz çöktürmeye yetmiyor. Dünya ticaretinde dengeler değişti; Çin, Rusya ve diğer Asya ülkeleriyle güçlü iş birlikleri kurduk. Amerikalı yetkililerin bu tür tehditkar söylemleri, müttefikleri dahil kimseyi etkilemiyor' dedi. Kalibaf, özellikle komşu ülkeler ve bölgesel ortaklarla ticaret hacminin arttığını vurgulayarak, ABD'nin yaptırım politikalarının başarısız olduğunu savundu.
Ekonomik Baskılar ve Küresel Tepkiler
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, özellikle bankacılık ve enerji sektörlerinde ciddi zorluklara yol açmıştı. Ancak Tahran yönetimi, son yıllarda petrol ihracatını artırarak ve alternatif ticaret yolları geliştirerek bu baskıları hafifletmeyi başardı. Kalibaf, bu süreçte uluslararası toplumun büyük bir kısmının ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıktığını hatırlattı. 'Avrupalı şirketler bile INSTEX gibi mekanizmalarla ticareti sürdürmeye çalışıyor. Bu, Washington'un izolasyon politikalarının çöktüğünü gösteriyor' diye ekledi.
Nükleer Müzakerelerin Gölgesinde Gerilim
Bu açıklamalar, İran ile dünya güçleri arasındaki nükleer müzakerelerin yeniden başlama ihtimalinin konuşulduğu bir döneme denk geldi. Bazı diplomatik kaynaklar, ABD'nin ekonomik baskıyı artırarak müzakere masasında elini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor. Ancak Tahran, yaptırımların kaldırılması olmadan müzakerelere dönmeyeceğini yineliyor. Kalibaf, 'Biz müzakereye her zaman açığız, ama şantaj altında değil. ABD önce güven verici adımlar atmalı' şeklinde konuştu.
Uzmanlara göre, İran'ın bu sert tutumu, ulusal gurur ve ekonomik direniş stratejisinin bir parçası. Ülke içinde halk, yaptırımlara rağmen ayakta kalmanın gururunu yaşıyor. Ancak enflasyon ve işsizlik gibi sorunlar sürerken, hükümetin elindeki kozlar sınırlı. Yine de Kalibaf'ın mesajı, İran'ın mevcut durumdan geri adım atmayacağını açıkça gösteriyor.
Bölgesel Dinamikler ve Türkiye'nin Rolü
İran'ın bu çıkışı, bölgesel dengeler açısından da önem taşıyor. Türkiye, İran ile enerji ve ticaret alanında güçlü bağlara sahip. Ankara, ABD yaptırımlarına rağmen iki ülke arasındaki ticareti canlı tutmaya çalışıyor. Türk yetkililer, Tahran'la ekonomik iş birliğinin sürdürüleceğini defalarca dile getirdi. Bu durum, ABD'nin 'maksimum baskı' politikasının sadece İran'ı değil, bölgesel ticareti de olumsuz etkilediğini gösteriyor. Kalibaf'ın sözleri, bu iş birliğinin devamı konusunda Ankara'ya da dolaylı bir mesaj niteliği taşıyor.
Sonuç olarak, İran ile ABD arasındaki gerilim, ekonomik söylemlerle daha da derinleşiyor. Kalibaf'ın açıklamaları, Tahran'ın Washington'dan çekinmediğini ve uluslararası arenada destek arayışında olduğunu ortaya koyuyor. Ancak asıl belirleyici olan, bu tansiyonun nükleer müzakerelere nasıl yansıyacağı. Şimdilik iki taraf da sert söylemlerden ödün vermiyor, bu da bölgede yeni bir çatışma riskini beraberinde getiriyor.