İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ABD ve İsrail'in başlattığı savaşın ardından taraflar arasındaki sürece ilişkin açıklamalarda bulunarak müzakere kapısını kapattı. Rızai, ABD'nin çelişkili açıklamalarına dikkat çekerek, anlaşma sağlanana kadar müzakere masasına oturmayacaklarını vurguladı.
Müzakere kapısı kapandı
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ABD yönetiminin tutarsız mesajlar verdiğini belirterek, "Anlaşma sağlanana kadar müzakere yok" dedi. Rızai, ABD'nin bir yandan müzakere çağrısı yaparken diğer yandan yaptırımları sürdürmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Rızai, "ABD'nin çelişkili açıklamaları, gerçek niyetlerini gizleme çabasıdır. Biz net bir duruş sergiliyoruz: Önce anlaşma, sonra müzakere. Aksi halde masaya oturmayacağız" ifadelerini kullandı.
ABD'nin çelişkili açıklamaları
ABD yönetimi, son günlerde İran'a yönelik farklı sinyaller veriyor. Bir yandan müzakere çağrısı yapılırken, diğer yandan İran'a yönelik yaptırımların devam ettiği ve askeri baskının sürdüğü belirtiliyor. Bu tutarsızlık, İran tarafında güven bunalımına yol açmış durumda.
İranlı yetkililer, ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesini ve ardından yaptırımları yeniden uygulamaya koymasını hatırlatarak, Washington'a olan güvenin sarsıldığını dile getiriyor.
İran'ın şartları
Muhsin Rızai, müzakerelerin başlaması için ön koşullarını şöyle sıraladı:
- ABD'nin tüm yaptırımları kaldırması
- İran'a yönelik askeri tehditlerin son bulması
- Bölgedeki İsrail saldırılarının durdurulması
- Nükleer anlaşmanın orijinal haline dönülmesi
Rızai, bu şartlar yerine getirilmeden hiçbir müzakere girişiminin sonuç vermeyeceğini söyledi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'ın bu sert çıkışı, Orta Doğu'daki gerilimi daha da artırabilir. Uzmanlar, ABD'nin İran'a yönelik politikasında netlik sağlamaması durumunda çatışma riskinin arttığını belirtiyor. Avrupa Birliği ve Rusya gibi aktörlerin devreye girerek taraflar arasında arabuluculuk yapması bekleniyor.
Öte yandan, İran'ın nükleer programına ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile yürütülen görüşmeler de belirsizliğini koruyor. İran, nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunurken, Batılı ülkeler uranyum zenginleştirme oranının yükselmesinden endişe duyuyor.
Analiz: Müzakeresizlik stratejisi
İran'ın "anlaşma sağlanana kadar müzakere yok" politikası, aslında bir müzakere stratejisi olarak okunabilir. Tahran, ön koşullarını kabul ettirerek masaya güçlü oturmayı hedefliyor. Ancak ABD'nin bu şartları kabul etmesi kısa vadede zor görünüyor. Bu durumda ya karşılıklı tavizler içeren bir ara formül bulunacak ya da gerilim daha da tırmanacak. İran'ın sert duruşu, iç kamuoyunda desteği artırırken, ekonomik sıkıntılarla boğuşan ülke için uzun vadeli bir çözüm sunmuyor. Uluslararası toplumun baskısı artarsa, taraflar yeniden müzakere masasına dönebilir; ancak şu an için İran'ın kapıyı kapattığı açık.