İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, Hürmüz Boğazı’nın ABD’nin askerî saldırılarıyla açılamayacağını belirtti. Ekreminiya, yaptığı açıklamada, boğazdan geçişin ancak İran halkının haklarına saygı gösterilmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Bu çıkış, bölgedeki tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
İran'ın Kararlı Duruşu
İran Ordusu Sözcüsü, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sulardan geçiş için kritik bir nokta olduğunu ancak Tahran yönetiminin buradaki egemenlik haklarından taviz vermeyeceğini söyledi. Ekreminiya, "ABD'nin askeri müdahalesi bu boğazı asla açamaz. Geçişin sağlanması, İran'ın meşru taleplerinin karşılanmasına bağlıdır" ifadelerini kullandı.
Tuğgeneral, ayrıca eski İran lideri Ali Hamaney ve savaşta hayatını kaybedenlerin intikamının alınması gerektiğini belirterek, İran'ın gücünü koruyacağını ve her türlü tehdide karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı. Bu açıklamalar, İran'ın bölgesel politikasında pragmatik ancak sert bir hat izlediğini gösteriyor.
ABD'nin Tutumu ve Bölgesel Gerilim
ABD yönetimi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünü aşmak için askeri seçenekleri masada tutuyor. Ancak uzmanlar, doğrudan bir askeri müdahalenin bölgesel bir çatışmaya yol açabileceği konusunda uyarıyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bu nedenle, boğazdaki herhangi bir aksama küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olabilir.
ABD ve İran arasındaki nükleer müzakerelerin çıkmaza girmesi, ikili ilişkileri yeniden gerginleştirmişti. İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve bölgedeki vekil güçleri, Washington'un endişelerini artırıyor. Öte yandan, Tahran, yaptırımların kaldırılması ve ekonomik garantiler talep ediyor.
Bölgede, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefikleri de İran'ın hamlelerini yakından izliyor. İran'ın son dönemdeki füze denemeleri ve Husi isyancılara verdiği destek, Körfez ülkelerinin kaygılarını derinleştiriyor.
İran, daha önce de 2019 yılında İngiliz bayraklı petrol tankerine el koyarak Hürmüz Boğazı üzerindeki gücünü göstermişti. O dönemde ABD, deniz güvenliğini sağlamak için uluslararası bir koalisyon kurmuştu. Ancak İran, bu tür girişimlerin işe yaramayacağını savunuyor.
Tuğgeneral Ekreminiya'nın son açıklamaları, Tahran'ın askeri kapasitesine güvendiğini ve bölgedeki jeopolitik gerilimi tırmandırmaya hazır olduğunu ortaya koyuyor. İran'ın Balistik füzeleri ve insansız hava araçları gibi savunma sistemleri, ABD'nin deniz kuvvetleri için potansiyel bir tehdit oluşturuyor.
Bölgedeki gelişmeler, uluslararası toplumun da dikkatini çekiyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, tarafları diyaloğa çağırırken, enerji fiyatlarındaki olası artışlar küresel ekonomiyi etkileyebilir. Türkiye gibi bölge ülkeleri, boğazdaki istikrarın korunmasından yana bir tutum sergiliyor.
Bağımsız analistler, İran'ın bu söyleminin aslında müzakere masasında elini güçlendirmeye yönelik olduğunu düşünüyor. Uzun süredir yaptırımlarla boğuşan İran ekonomisi, petrol ihracatına bağımlı bir yapıya sahip. Bu nedenle, boğazın tamamen kapatılması Tahran'ın da çıkarına olmayacak. Ancak İran, mevcut konjonktürde, özellikle nükleer müzakereler konusunda uluslararası toplumu etkilemek için bu tür tehditleri bir koz olarak kullanıyor.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı üzerinden devam eden bu restleşme, büyük güçlerin bölgedeki nüfuz mücadelesinin bir yansıması. Diplomatik çözüm için her iki tarafın da taviz vermesi gerekirken, askeri bir çatışma ihtimali şimdilik düşük görünüyor. Ancak tansiyonun yükselmesi halinde etkileri sadece bölgeyle sınırlı kalmayacak, küresel dengeleri de etkileyebilecek bir gerilime dönüşebilir.