İran Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Galibaf, ABD’nin geçici anlaşmada yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını açıkladı. Tahran yönetimi; deniz ablukasının ve yaptırımların kaldırılması, dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması gibi şartları sıralarken, bölgedeki gerilim yeniden tırmanma sinyali veriyor.
Galibaf'tan Sert Açıklama
İran Meclis Başkanı Galibaf, yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin geçen ay imzalanan geçici anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmediğini belirtti. Galibaf, "Hürmüz Boğazı, uluslararası sularda seyrüseferin güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Ancak ABD, taahhütlerini ihlal ettiği sürece boğazın kapalı kalması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.
Galibaf ayrıca, İran'ın müzakere masasına dönmesi için Washington yönetiminin somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. "Biz diyalogdan yanayız, ancak bu diyalog tek taraflı fedakarlıklar üzerine kurulamaz. ABD, yaptırımları kaldırmalı, ablukayı sona erdirmeli ve dondurulmuş varlıklarımızı serbest bırakmalıdır" dedi.
Tahran'ın Şartları Belli
İran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın tekrar açılması için ön koşullarını net bir şekilde ortaya koydu. Bu şartlar arasında şunlar yer alıyor:
- ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını derhal kaldırması,
- Ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılması,
- Dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması,
- Nükleer anlaşma çerçevesinde taahhüt edilen adımların uygulanması.
Tahran yönetimi, bu şartlar yerine gelmediği sürece boğazın güvenliğinden sorumlu olmayacağını, bölgedeki gerilimin artabileceğini ima etti.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olması nedeniyle küresel enerji piyasaları için hayati önem taşıyor. Olası bir kapatma, petrol fiyatlarında ani yükselişlere ve enerji arz güvenliğinde ciddi sorunlara yol açabilir.
Uzmanlar, İran'ın bu çıkışını bir tür pazarlık taktiği olarak değerlendiriyor. Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nden Dr. Ahmet Yılmaz, "İran, mevcut anlaşmanın uygulanmasını garanti altına almak için elindeki en güçlü kozu kullanıyor. Boğazın kapatılması her iki taraf için de maliyetli olur. Bu yüzden taraflar arasında diplomatik bir çözüm bulunması muhtemel" değerlendirmesinde bulundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Washington'ın İran'ın bu açıklamalarını yakından takip ettiği ve bölgedeki askeri varlığını artırdığı biliniyor.
Tarihsel Arka Plan
Hürmüz Boğazı, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana sık sık gerilimlerin odağında oldu. İran, özellikle uluslararası anlaşmazlıklar döneminde boğazın kapatılması tehdidini bir koz olarak kullanma eğiliminde. Son olarak 2019 yılında ABD ile yaşanan krizde birkaç petrol tankeri saldırıya uğramış, boğaz geçişleri risk altına girmişti.
Geçtiğimiz aylarda Tahran ve Washington arasında başlayan dolaylı görüşmeler, tarafların geçici bir anlaşmaya varmasıyla sonuçlanmıştı. Bu anlaşma, ABD'nin bazı yaptırımları hafifletmesi karşılığında İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlamasını öngörüyordu. Ancak Galibaf'ın bugünkü açıklaması, anlaşmanın uygulanmasında sorunlar yaşandığını ortaya koydu.
İran'ın bu resti, bölgedeki dengeleri yeniden değiştirebilir. Özellikle Körfez ülkeleri ve enerji şirketleri, gelişmeleri endişeyle izliyor. Uluslararası Enerji Ajansı, boğazın kapanması durumunda alternatif enerji yollarının devreye girebileceğini ancak bunun kısa vadede mümkün olmadığını vurguluyor. Tahran'ın şartlarında ısrar etmesi, diplomatik çözüm sürecini zora sokarken, bölgede yeni bir gerilim dalgasının habercisi olabilir.