İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Rıza Garibabadi, ABD'nin ülkenin güneybatısındaki Huzistan eyaletine bağlı Darhovin bölgesinde yapımı devam eden nükleer enerji santraline yönelik saldırısını 'tehlikeli bir saldırı' olarak değerlendirdi. Garibabadi, saldırının barışçıl nükleer faaliyetleri hedef aldığını ve uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirtti. Olay, İran ile ABD arasında nükleer müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik beklentilerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.
Saldırıya Tepkiler ve İran'ın Pozisyonu
Garibabadi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'ABD'nin yapım aşamasındaki Darhovin nükleer enerji santralini hedef alması, İran'ın barışçıl nükleer programına karşı düşmanca bir eylemdir ve uluslararası güvenliği tehdit etmektedir' ifadelerine yer verdi. İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak ABD'yi 'provokatif ve tehlikeli' adımlarla bölgede gerilimi tırmandırmakla suçladı. İran Atom Enerjisi Kurumu yetkilileri, santralin kritik altyapısının hasar görmediğini ve inşaat çalışmalarının devam ettiğini duyurdu.
Darhovin Nükleer Santrali ve Önemi
İran'ın Huzistan eyaletinde, Dicle Nehri kıyısında inşa edilen Darhovin Nükleer Enerji Santrali, ülkenin enerji üretim kapasitesini artırmayı amaçlıyor. 1.000 megavat kurulu güce sahip olması planlanan tesis, tamamlandığında İran'ın elektrik ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayacak. Santral, Rus teknolojisi ile inşa ediliyor ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) denetiminde barışçıl amaçlarla kullanılacağı taahhüt ediliyor.
ABD'nin İran'a Yönelik Politikası
ABD, İran'ın nükleer faaliyetlerine uzun süredir şüpheyle yaklaşıyor ve Tahran'ın gizli bir silah programı yürüttüğünü iddia ediyor. Trump yönetimi döneminde 2018'de nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilen Washington, İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. Biden yönetimi, anlaşmaya geri dönmek için müzakereleri sürdürürken, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerindeki artış endişe yaratıyor. Darhovin saldırısı, iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırdı.
Uluslararası Tepkiler
Rusya, saldırıyı kınayarak İran'ın barışçıl nükleer programına yönelik her türlü eylemin kabul edilemez olduğunu bildirdi. Çin ise tarafları itidal çağrısında bulunarak diyaloğun önemine vurgu yaptı. Avrupa Birliği, olayın diplomatik çözüm yoluna zarar verdiğini belirterek gerilimin düşürülmesini istedi.
Bağlam ve Değerlendirme
Darhovin saldırısı, İran nükleer programına yönelik artan bir dizi olayın parçası. Geçtiğimiz aylarda Natanz'daki uranyum zenginleştirme tesisine siber saldırı düzenlenmiş, İran ise İsrail'i suçlamıştı. Bu tür gelişmeler, bölgesel bir çatışma riskini beraberinde getirirken, diplomatik çözüm umutlarını da zora sokuyor. Uzmanlar, taraflar arasında doğrudan bir askeri karşılaşma olasılığının düşük olduğunu, ancak vekalet savaşlarının ve sabotaj eylemlerinin sürebileceğini belirtiyor. İran'ın elindeki balistik füze programı ve bölgesel müttefikleri, Tahran'ın misilleme kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor.