Donald Trump'ın kasım ayındaki ara seçimlerin ardından İran'a yönelik operasyonları yeniden değerlendirmesi ihtimaline karşı ABD'nin Orta Doğu'ya 3 uçak gemisi filosu ve 20 bin civarında ek asker sevk etme planı gündeme bomba gibi düştü. Uzmanlar, bu hamlenin İran'a yönelik kapsamlı bir saldırının hazırlığı olup olmadığını tartışıyor. ABD Savunma Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, askeri kaynaklar söz konusu konuşlandırmanın savunma amaçlı olduğunu savunuyor.
Askeri Yığınak Detayları
ABD'nin bölgeye göndermeyi planladığı 3 uçak gemisi filosu, Akdeniz ve Basra Körfezi'nde konuşlandırılacak. Bu filoların her biri yaklaşık 5.000 personel ve onlarca savaş uçağı taşıyor. Ek olarak 20 bin askerin de Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan'daki üslere yerleştirileceği belirtiliyor. Bu, son yıllarda ABD'nin Orta Doğu'ya yaptığı en büyük askeri yığınak olma özelliği taşıyor.
Uzmanlara göre, bu hamle Trump'ın İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının bir parçası. Ancak zamanlama, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde dikkat çekiyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'ABD, bölgedeki müttefiklerinin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya devam edecek' denildi.
Uzman İsmin Perde Arkası Analizi
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan emekli askeri stratejist Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, 'Bu tür bir yığınak, sadece caydırıcılık amacı taşımaz. Aynı zamanda olası bir operasyon için altyapı hazırlığıdır. Ancak İran'ı yok etmeye yönelik bir saldırı, bölgesel ve küresel sonuçları itibarıyla son derece riskli olur' ifadelerini kullandı. Han, Trump'ın seçim sonrası dönemde İran'a yönelik daha sert adımlar atabileceğini ancak bunun için kongre onayı ve müttefik desteği gerektiğini vurguladı.
Diğer uzmanlar ise, ABD'nin İran'a yönelik bir saldırıyı göze almasının zor olduğunu, çünkü İran'ın bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla misilleme yapabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Rusya ve Çin'in olası bir çatışmada İran'ı destekleyebileceği ihtimali de göz önünde bulunduruluyor.
Tarihsel Arka Plan ve Olası Senaryolar
ABD ile İran arasındaki gerilim, 2018'de Trump'ın İran nükleer anlaşmasından çekilmesiyle yeniden tırmanmıştı. 2020'de İranlı general Kasım Süleymani'nin ABD saldırısıyla öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. O dönemde İran, Irak'taki ABD üslerine füze saldırıları düzenlemişti.
Şimdi ise benzer bir senaryonun tekrarlanabileceği konuşuluyor. ABD'nin askeri yığınak kararı, İran'ın nükleer programını hızlandırması ve bölgedeki etkisini artırmasına bir yanıt olarak görülüyor. İran tarafından yapılan açıklamalarda, 'Her türlü saldırıya karşılık verileceği' tehdidi yinelendi.
Kasım ayındaki ara seçimler, Trump için kritik bir eşik. Seçimlerden sonra yönetiminin İran politikasında daha agresif bir tutum izleyip izlemeyeceği, önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak şu an için ABD'nin askeri hazırlıkları, diplomatik kanalların kapalı olduğu bir dönemde yapılıyor.
Sonuç olarak, ABD'nin Orta Doğu'ya yönelik bu devasa askeri yığınağı, bölgede yeni bir savaşın habercisi olabilir. Ancak unutmamak gerekir ki, İran'ı yok etmeye yönelik bir saldırı, sadece bölgesel değil küresel istikrarı da temelden sarsacak bir adım olur. Trump yönetiminin bu riski göze alıp almayacağı, önümüzdeki haftalarda yapılacak açıklamalarla daha da netleşecek.