İran İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Settar Haşimi, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a düzenlediği saldırılarda 500’den fazla iletişim merkezi ile 100’den fazla telekomünikasyon sitesinin hedef alındığını duyurdu. Tahran’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Haşimi, saldırıların ülkenin haberleşme altyapısında ciddi hasara yol açtığını belirtti. Bakan, hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini ve zararın boyutunun netleşmesiyle birlikte yeniden inşa sürecinin başlayacağını ifade etti.
Saldırının Boyutları ve Altyapıya Etkisi
Haşimi, saldırıların özellikle kırsal ve sınır bölgelerindeki iletişim ağlarını hedef aldığını vurguladı. “Düşman, ülkemizin iletişim altyapısını felç etmeyi amaçladı. Ancak ekiplerimiz hızla müdahale ederek birçok bölgede hizmeti kısmen yeniden sağladı” dedi. Bakan, etkilenen siteler arasında mobil baz istasyonları, fiber optik hatları ve uydu haberleşme tesislerinin bulunduğunu kaydetti. İran Telekomünikasyon Şirketi yetkilileri, saldırılar sonrası ulusal telekomünikasyon ağında yüzde 30’luk bir kapasite kaybı yaşandığını ancak kritik hizmetlerin yedek sistemler üzerinden sürdürüldüğünü açıkladı.
Olayın Arka Planı ve Uluslararası Tepkiler
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik bu son saldırısı, bölgede artan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Geçtiğimiz aylarda İran’ın nükleer programı ve bölgesel müdahaleleri nedeniyle Batılı ülkelerle ilişkiler tırmanışa geçmişti. Uzmanlar, iletişim altyapısının hedef alınmasının modern savaşlarda yaygın bir strateji haline geldiğini ve siber saldırılarla birlikte hibrit savaş yöntemlerinin kullanıldığını belirtiyor. Bölge ülkelerinden Katar ve Türkiye, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Rusya saldırıyı kınadı. İran ise uluslararası mahkemelere başvurma hazırlığı yaptığını duyurdu.
İran’ın saldırılara misilleme yapıp yapmayacağı merak konusu olurken, Savunma Bakanlığı “uygun zaman ve yerde” karşılık vereceğini açıkladı. Ekonomi cephesinde ise saldırıların etkisiyle İran riyali dolar karşısında değer kaybederken, Tahran Borsası’nda düşüş yaşandı. Altın fiyatları yükselirken, halk olası bir savaş endişesiyle temel ihtiyaç maddelerine yöneldi. Uzmanlar, altyapı hasarının tamirinin haftalar sürebileceğini ve ekonominin daralan sektörlerinin olumsuz etkileneceğini öngörüyor. İletişim altyapısına yönelik bu tür saldırılar, dijital dönüşüm çağında bir ülkenin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Uluslararası hukuk açısından sivil altyapının hedef alınmasının savaş suçu sayılabileceği hatırlatılıyor. İran’ın bu konuda uluslararası kamuoyunu harekete geçirme çabaları devam ediyor.