İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin son açıklamalarını Avrupa ülkelerinin İran'a karşı yürütülen savaşa fiilen katıldığının itirafı olarak nitelendirdi. Kenani, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında, Rutte'nin İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine dair sözlerinin, Avrupa'nın uzun süredir inkâr ettiği rolünü açığa çıkardığını söyledi.
Avrupa'nın çifte standardı
Kenani, "NATO Genel Sekreteri'nin açıklamaları, Avrupa'nın İran'a yönelik düşmanca politikalarının bir parçasıdır. Bu sözler, Avrupa'nın İran'a karşı yürütülen savaşa katıldığının resmi itirafıdır" dedi. İranlı sözcü, Avrupa ülkelerinin İsrail'e verdiği desteği ve İran'a yönelik yaptırımları eleştirerek, bu tutumun bölgesel istikrarı bozduğunu savundu.
Rutte'nin açıklamaları
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada İran'ın nükleer programının uluslararası güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtmiş ve Avrupa'nın bu konuda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etmişti. Rutte, "İran'ın nükleer silah edinme çabaları sadece İsrail için değil, tüm Avrupa için bir tehdittir. Bu nedenle Avrupa ülkeleri olarak İran'a karşı ortak bir duruş sergilemeliyiz" demişti. Bu açıklamalar, İran tarafından savaş çağrısı olarak yorumlandı.
İran'dan askeri ve diplomatik mesaj
İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Herhangi bir saldırıya karşılık vermekten çekinmeyiz. Avrupa'nın bu oyuna gelmesi kendi güvenliğini riske atar" ifadelerini kullandı. İran, son aylarda nükleer programını hızlandırdığına dair iddiaları reddederken, Avrupa ile yürütülen müzakerelerin de askıya alındığını duyurdu.
Ekonomik yansımalar
Uzmanlar, İran ile Avrupa arasındaki gerilimin enerji piyasalarını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. İran'ın petrol ihracatı üzerindeki mevcut yaptırımların sıkılaştırılması durumunda küresel petrol fiyatlarında dalgalanma bekleniyor. Tahran yönetimi, Avrupa ülkeleriyle olan ticaret anlaşmalarını gözden geçireceğini açıkladı. İran Merkez Bankası verilerine göre, ülkenin Avrupa'ya yönelik petrol ihracatı son bir yılda %40 azalmış durumda.
Arka plan: Nükleer anlaşma süreci
2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşma, ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekilmesiyle çökmüştü. İran, anlaşmadaki taahhütlerini kademeli olarak askıya aldığını açıklamıştı. Avrupa ülkeleri (Almanya, Fransa, İngiltere) anlaşmayı kurtarmak için çaba sarf etse de, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %60 saflık seviyesine çıkarması endişeleri artırdı. Son gelişmeler, diplomatik çözüm umutlarını daha da zayıflatıyor.
Uluslararası tepkiler
Rusya Dışişleri Bakanlığı, NATO'nun İran'a yönelik açıklamalarının bölgede tansiyonu yükselttiğini belirterek taraflara itidal çağrısı yaptı. Çin ise, İran'a yönelik tek taraflı yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. ABD yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, konuya ilişkin yaptığı kısa açıklamada, "Diplomasiye şans vermeye devam ediyoruz" dedi.
İran'ın bölgesel hamleleri
İran, son dönemde bölgesel müttefikleriyle askeri işbirliğini güçlendiriyor. Suriye ve Irak'taki varlığını koruyan İran, Yemen'deki Husilere verdiği desteği sürdürüyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki askeri tatbikatlarını artırdı. Bu hamleler, Batı'nın İran'ı çevreleme politikasına karşı bir denge unsuru olarak görülüyor.
Değerlendirme
İran'ın Rutte açıklamalarına sert tepkisi, Tahran'ın Avrupa'ya yönelik güvensizliğini derinleştirdiğini gösteriyor. Avrupa'nın NATO çatısı altında İran karşıtı söylemi benimsemesi, İran'ın nükleer programını daha da agresif hale getirebilir. Bölgede artan askeri yığınak ve ekonomik yaptırımlar, Orta Doğu'da yeni bir gerilim hattı oluşturuyor. Türkiye gibi bölge ülkeleri için ise, İran ile Batı arasındaki denge politikası daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde İran'ın vereceği yanıt, savaşın seyrini belirleyebilir.