İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ile olası bir savaşın Washington yönetimine fayda sağlamayacağını, aksine ağır ekonomik ve askeri sonuçlar doğuracağını savundu. Kalibaf, açıklamalarında savaşın bölgesel istikrarı tehlikeye atacağını ve ABD'nin çıkarlarına zarar vereceğini vurguladı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki gerilimin son dönemde arttığı bir ortamda geldi.
Kalibaf: Savaş Washington'a zarar verir
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, başkent Tahran'da düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada, ABD'nin İran'a yönelik askeri bir müdahalesinin kendi ekonomisine ve askeri itibarına ciddi zararlar vereceğini ifade etti. Kalibaf, "ABD'nin İran'a karşı bir savaşı kazanması mümkün değildir. Böyle bir savaş, ABD ekonomisini derinden sarsar ve bölgedeki tüm aktörleri olumsuz etkiler" dedi. İranlı yetkili, savaşın sadece iki ülkeyi değil, küresel enerji piyasalarını da vuracağını belirterek, "Petrol fiyatları kontrolden çıkar, dünya ekonomisi bundan zarar görür" diye ekledi.
Kalibaf'ın açıklamaları, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve askeri varlığını artırdığı bir dönemde geldi. İran, son aylarda ABD ile nükleer anlaşma müzakerelerinde ilerleme kaydedememişti. Kalibaf, diplomasiye açık olduklarını ancak baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi.
Ekonomik sonuçlar ve bölgesel etkiler
Uzmanlar, olası bir savaşın İran ekonomisini zaten kırılgan olan durumundan daha da kötüleştireceğini, ancak ABD ekonomisi için de maliyetli olacağını belirtiyor. Savaş durumunda Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek aksamalar, küresel petrol arzında ciddi bir kesintiye yol açabilir. Dünya Bankası verilerine göre, İran'ın gayri safi yurt içi hasılası son yıllarda yaptırımlar nedeniyle daralmış durumda. Bununla birlikte, ABD'nin Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaşa girmesi, bölgedeki müttefiklerini de zor durumda bırakabilir.
Tahran Üniversitesi'nden ekonomist Dr. Ali Rıza Caferi, "Savaş, sadece askeri harcamaları artırmakla kalmaz, aynı zamanda yatırımcı güvenini sarsar ve sermaye kaçışına neden olur. ABD'nin İran'a yönelik bir savaşı, Orta Doğu'daki tüm ekonomileri olumsuz etkiler" değerlendirmesinde bulundu. Caferi, İran'ın mevcut ekonomik koşullarında savaşın yıkıcı olacağını, ancak ABD'nin de benzer şekilde ağır bedeller ödeyeceğini sözlerine ekledi.
Diplomasi çağrısı ve uluslararası tepkiler
Kalibaf, konuşmasında diplomasiye olan bağlılıklarını yineledi ve ABD'yi provokasyonlardan kaçınmaya çağırdı. İran'ın nükleer programının barışçıl olduğunu savunan Kalibaf, "Biz savaş istemiyoruz, ancak egemenliğimizi de korumak zorundayız" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani de geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, ABD ile diyaloğa hazır olduklarını ancak ön koşul olarak yaptırımların kaldırılmasını istediklerini belirtmişti.
Uluslararası toplumdan da benzer açıklamalar geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, olası bir çatışmanın felaket olacağını söyleyerek taraflara itidal çağrısı yaptı. Çin Dışişleri Bakanlığı ise, "Diyalog ve müzakere tek çıkış yoludur" açıklamasında bulundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İran ve ABD arasındaki gerilimin azaltılması için arabuluculuk teklif etti.
ABD yönetiminden ise henüz resmi bir yanıt gelmedi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, geçen hafta yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerini dile getirmiş ve tüm seçeneklerin masada olduğunu söylemişti. Ancak Sullivan, önceliklerinin diplomasi olduğunu vurgulamıştı.
Arka plan: ABD-İran ilişkilerinde son durum
ABD ve İran arasındaki ilişkiler, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla gerilmişti. İran, anlaşma kapsamındaki taahhütlerini kademeli olarak askıya aldı ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırdı. Dolaylı müzakereler 2021'den bu yana Viyana'da sürüyor ancak somut bir sonuç alınamadı. Son aylarda Körfez'de yaşanan tanker olayları ve İran yanlısı grupların saldırıları, tansiyonu daha da yükseltti.
İran ekonomisi, yaptırımlar nedeniyle yüksek enflasyon ve işsizlikle mücadele ediyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre, İran'ın enflasyon oranı 2023'te yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor. Savaş riski, İran riyalinin değer kaybetmesine ve Tahran Borsası'nda düşüşe neden olabilir. Öte yandan, ABD'de de seçim döneminde dış politika tartışmaları yoğunlaşmış durumda.
Değerlendirme: Savaşın maliyeti ve diplomasinin önemi
Kalibaf'ın açıklamaları, İran'ın savaş riskini göze alamayacağını, ancak ABD'nin de benzer şekilde ağır bedeller ödeyeceğini gösteriyor. Ekonomik göstergeler, olası bir çatışmanın her iki taraf için de sürdürülemez olduğunu ortaya koyuyor. Bölgesel istikrar için diplomasi kanallarının açık tutulması kritik önem taşıyor. Uluslararası aktörlerin arabuluculuk çabaları, tansiyonun düşürülmesi için umut verici olabilir. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve karşılıklı suçlamalar, kalıcı bir çözümü zorlaştırıyor. Savaşın eşiğinde, sağduyu ve müzakere masasına dönüş, hem bölge hem de dünya ekonomisi için tek akılcı yol olarak öne çıkıyor.