İran, ABD ile Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) yayımladığı ortak bildiriyi "müdahaleci, sorumsuz ve provokatif" olarak nitelendirdi. Tahran yönetimi, ayrıca komşu ülkelerin hava sahasında faaliyet gösteren İsrail savaş uçaklarını doğrudan bir tehdit olarak gördüğünü açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, bölgedeki yabancı askeri varlığın istikrarı bozduğunu savundu.
Tahran'dan sert tepki
Kenani, ABD ve KİK arasında geçen hafta yayımlanan ortak bildiride İran'a yönelik suçlamaların asılsız olduğunu belirtti. Bildiride İran'ın bölgedeki faaliyetlerinin "istikrarı tehdit ettiği" ifade edilmişti. Sözcü, "Bu tür açıklamalar bölge halklarının iradesini yok saymakta ve dış müdahaleye zemin hazırlamaktadır" dedi. İran'ın komşularıyla iyi ilişkiler kurmaya çalıştığını ancak bu çabaların ABD ve müttefikleri tarafından engellendiğini öne sürdü.
İsrail uçakları gündemde
Kenani, komşu ülkelerin hava sahasını kullanan İsrail savaş uçaklarına ilişkin soru üzerine, "İran, kendi güvenliğini tehdit eden her türlü unsura karşı gerekli tedbirleri alacaktır" ifadesini kullandı. İranlı sözcü, bu uçakların bölgedeki varlığının provokatif olduğunu ve Tahran'ın ulusal güvenliğini doğrudan etkilediğini vurguladı. Son haftalarda, İran ile İsrail arasında sözlü gerilim tırmanırken, Tel Aviv'in Suriye'deki İran hedeflerine yönelik saldırıları artırmıştı.
Bölgesel yansımalar
Uzmanlara göre İran'ın bu açıklaması, Körfez ülkeleriyle ilişkilerdeki hassas dengeye işaret ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi KİK üyeleri, İsrail'le normalleşme sürecini sürdürürken, İran bu ülkelerin hava sahasının İsrail tarafından kullanılmasına itiraz ediyor. Tahran ayrıca, ABD'nin bölgede yeni askeri üsler kurma planlarına da karşı çıkıyor. İran'ın bu tutumu, Orta Doğu'daki güç mücadelesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bağlam ve değerlendirme
İran'ın bu son çıkışı, ülkenin ulusal güvenlik söyleminde dış tehditleri merkeze aldığını gösteriyor. Özellikle İsrail'in hava sahası kullanımı, Tahran'ın kırmızı çizgilerinden biri haline gelmiş durumda. İran'ın bu konuda attığı adımlar, bölgedeki gerginliği daha da artırabilir. Ancak Tahran'ın ekonomik sıkıntılar ve iç protestolarla boğuştuğu bir dönemde, sert söylemlerin ötesinde somut bir müdahalede bulunması olası görünmüyor. Bölgesel dengeler açısından, bu tür açıklamalar tarafların pozisyonlarını netleştirse de, doğrudan bir çatışma ihtimali düşük kalmaya devam ediyor.