İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişlerin, İran’ın değerlendirmeleri dışındaki kararlarla garanti altına alınamayacağını belirtti. Garibabadi, uluslararası deniz hukuku çerçevesinde Boğaz'dan geçişlerin koordinasyon gerektirdiğini vurgulayarak, bu konuda İran'ın pozisyonunun net olduğunu ifade etti. Açıklama, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde geldi.
Garibabadi'nin açıklamaları
Garibabadi, yaptığı yazılı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz ticareti için kritik öneme sahip olduğunu hatırlattı. İran'ın, Boğaz'ın güvenliğini sağlama konusunda sorumlulukları bulunduğunu belirten Garibabadi, "Hiçbir ülke, İran'ın değerlendirmelerini dikkate almadan bu sularda güvenliği garanti edemez" dedi. İranlı yetkili, özellikle son dönemde bazı ülkelerin tek taraflı adımlarının bölgede istikrarsızlığa yol açtığını da sözlerine ekledi.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ihracatının yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapıyor. Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan bu dar su yolu, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin enerji ihracatı için hayati önem taşıyor. İran, Boğaz'ın kontrolünü elinde bulunduran ülkelerden biri olarak, defalarca bu geçiş güzergahını tehdit unsuru olarak kullanmıştı. 2019'da İran, İngiliz bayraklı bir tankere el koyarak uluslararası tepki çekmiş, benzer olaylar 2023'te de yaşanmıştı.
Garibabadi'nin uyarısı, ABD ve İran arasında nükleer müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik belirsizliklerin sürdüğü bir döneme denk geldi. İran, son haftalarda bölgede askeri tatbikatlarını artırırken, ABD Donanması da Boğaz'da devriye faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Uzmanlar, iki ülke arasındaki gerginliğin tırmanması halinde enerji fiyatlarında ciddi dalgalanmalar yaşanabileceğine dikkat çekiyor.
İran'ın bu açıklaması, küresel enerji piyasaları tarafından yakından izleniyor. Petrol fiyatları, Garibabadi'nin sözlerinin ardından kısa süreli bir yükseliş yaşadı. Ancak analistler, arz kesintisi riskinin düşük olduğunu, çünkü İran'ın asıl amacının diplomatik bir hamle olduğunu belirtiyor.
Bu gelişme, aynı zamanda Türkiye gibi Boğaz'dan geçen enerji ticaretine bağımlı ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran'dan doğalgaz ithal eden ülkeler arasında yer alıyor ve herhangi bir aksama enerji arz güvenliğini tehdit edebilir. Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji kriziyle mücadele eden Avrupa ülkeleri de Hürmüz Boğazı'ndaki istikrara bağımlı durumda.
Bağımsız bir değerlendirme yapmak gerekirse, İran'ın bu uyarısı, uluslararası topluma birlikte çalışma çağrısı niteliği taşıyor. Tek taraflı adımların bölgede tansiyonu yükseltme riski bulunuyor. Bu nedenle, tüm paydaşların diyalog ve koordinasyon içinde hareket etmesi, hem bölgesel barış hem de küresel enerji güvenliği için hayati önemde.