İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusunu takip etmek üzere Katar'ın başkenti Doha'ya uzman bir ekibin gideceğini duyurdu. Bekayi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, bu ziyaretin Tahran yönetiminin yurtdışındaki bloke hesaplarının çözümüne yönelik diplomatik çabalarının bir parçası olduğunu belirtti. İran, uluslararası yaptırımlar nedeniyle yabancı bankalarda tutulan milyarlarca dolarlık varlığa erişim sağlamayı hedefliyor.
Varlıkların dondurulması süreci
İran'ın dondurulmuş varlıkları, 2015 nükleer anlaşmasının ardından kısmen serbest bırakılmış, ancak ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesiyle yeniden bloke edilmişti. İran, özellikle Güney Kore, Irak ve Lüksemburg'daki hesaplarında bulunan yaklaşık 7 milyar dolarlık varlığın çözülmesi için müzakereler yürütüyor. Katar, İran ile ABD arasında arabuluculuk rolü üstleniyor ve geçtiğimiz aylarda taraflar arasında esir takası ve varlıkların serbest bırakılması konusunda dolaylı görüşmelere ev sahipliği yapmıştı.
Uzman ekibin görevi
Doha'ya gidecek uzman ekip, teknik düzeyde görüşmeler yaparak varlıkların transfer usullerini netleştirecek. Bekayi, ekip üyelerinin hazine ve merkez bankası yetkililerinden oluştuğunu, Katar'daki mevduat hesaplarının durumunu inceleyeceklerini ifade etti. İran, bu varlıkların temel ihtiyaç maddeleri ve ilaç alımında kullanılmasını planlıyor. ABD ise bu fonların yalnızca insani amaçlarla kullanılmasına izin verdiğini açıklamıştı.
Bölgesel ve küresel bağlam
İran ekonomisi, yaptırımlar ve düşük petrol fiyatları nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, enflasyon ve işsizlikle mücadele eden hükümete kısa vadeli bir nefes aldırabilir. Ancak analistler, bu fonların kalıcı bir ekonomik iyileşme için yeterli olmayacağını, yapısal reformların gerektiğini vurguluyor. Katar'ın arabuluculuk rolü, bölgede artan diplomatik hareketliliğin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. İran ve ABD arasındaki dolaylı görüşmeler, nükleer müzakerelerin yeniden başlamasına zemin hazırlayabilir.