İran İslam Cumhuriyeti'nin dini lideri Mücteba Hamaney, aylardır süren sessizliğini bozarak ABD'nin nükleer anlaşmayı ihlal ettiğini ve Trump'ın imzasının değersiz olduğunu açıkladı. Bu açıklama, İran ile dünya güçleri arasında 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırırken, bölgesel dengeleri de etkileyecek gibi görünüyor.
Hamaney'den sert sözler
Mücteba Hamaney, resmi devlet televizyonunda yayınlanan konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilme kararını ve yeniden uygulamaya koyduğu yaptırımları sert bir dille eleştirdi. Hamaney, "Mutabakatın ihlal edilmesi, ABD Başkanı Trump'ın imzasının değersiz ve güvenilmez olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, ABD'nin anlaşma şartlarına uymamasının uluslararası toplumun güvenini sarstığını ve İran'ın bu tür ihlallere karşı kendi çıkarlarını koruyacağını belirtti.
İran'ın nükleer anlaşmadaki pozisyonu
JCPOA, İran'ın nükleer programını kısıtlaması karşılığında ABD, AB ve diğer ülkelerin uyguladığı ekonomik yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu. Ancak Trump yönetimi 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekildi ve yaptırımları yeniden devreye soktu. Buna karşılık İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak anlaşmanın belirlediği sınırların üzerine çıktı. Hamaney, yeni ABD Başkanı Joe Biden'ın Trump'ın politikalarını tersine çevirebileceğine dair beklentilere de şüpheyle yaklaştı. "Her iki ABD yönetimi de nükleer anlaşmaya saygı göstermedi ve uluslararası hukuka aykırı davrandı" diyen Hamaney, İran'ın anlaşmaya bağlı kalmaya devam ettiğini ancak ABD'nin önce adım atması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve uluslararası yansımalar
Hamaney'in bu açıklaması, Avrupa Birliği ve diğer arabulucuların anlaşmayı kurtarma çabalarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Fransa, Almanya ve İngiltere'nin yanı sıra Rusya ve Çin de tarafları diyaloğa çağırmaktaydı. Uzmanlar, Hamaney'in anlaşma konusunda sağlam duruşunun İran'ın elini güçlendirebileceğini, ancak aynı zamanda müzakereleri zora sokabileceğini belirtiyor. Ayrıca, İran'ın yakın zamanda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bu tür bir ulusal duruşun, rejimin iç kamuoyuna mesaj verme amacı taşıdığı da yorumlar arasında.
Değerlendirme
Mücteba Hamaney'in açıklamaları, ABD-İran ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgası yaratma potansiyeli taşıyor. Öte yandan, Biden yönetiminin nükleer anlaşmaya dönüş vaadi, İran'daki muhafazakar kesimler tarafından Amerikan güvenilirliğinin sorgulanmasına neden oluyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa'nın arabuluculuk girişimleri ve İran'daki seçimler, anlaşmanın kaderini belirlemede kritik rol oynayacak.