İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin İran'ın güney kesimlerindeki hedeflere yönelik düzenlediği saldırılara karşılık verileceğini duyurdu. DMO Komutanı Hüseyin Selami, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu saldırganlık karşılıksız kalmayacak. ABD'nin pişmanlık duyacağı şekilde cevap vereceğiz" ifadelerini kullandı. Saldırının yerel saatle sabaha karşı gerçekleştiği ve özellikle askeri tesislerin hedef alındığı öne sürüldü. Bölgeden gelen ilk bilgilere göre can kaybı yaşanmazken, maddi hasarın boyutu henüz netleşmedi. ABD tarafından ise konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Saldırının Ayrıntıları ve İlk Tepkiler
İran devlet televizyonu, ABD savaş uçaklarının ve insansız hava araçlarının, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan, Buşehr ve Fars eyaletlerinde bulunan bazı askeri üsleri hedef aldığını aktardı. Görgü tanıkları, büyük patlamaların seslerini duyduklarını, gökyüzünde alevlerin görüldüğünü bildirdi. İran Savunma Bakanlığı ise saldırıların çoğunun hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini, sınırlı hasarın oluştuğunu ancak herhangi bir kritik tesisin vurulmadığını açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ise uluslararası topluma "saldırıyı şiddetle kınadığını" belirterek, "Bu, bölgesel barış ve güvenliğe yönelik açık bir tehdittir" dedi. Devrim Muhafızları'nın yanı sıra İran ordusu da kırmızı alarm durumuna geçtiği ve birliklerin teyakkuz halinde olduğu bildirildi.
İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in, yakın çevresine verdiği talimatta "ABD'nin bu saldırganlığına boyun eğilmemesini ve uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli yasal girişimlerin başlatılmasını" istediği öğrenildi. Tahran'daki üniversitelerde ise öğrenciler ABD aleyhinde sloganlar atarak protesto gösterileri düzenledi. İran hükümet sözcüsü Ali Bahadori Cherem, kısa süre içinde ulusal güvenlik konseyinin toplanacağını ve alınacak kararların kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladı.
ABD İran Gerginliği ve Bölgesel Yansımaları
Bu saldırı, son dönemde tırmanan ABD-İran geriliminin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Son haftalarda İran'a yakınlığıyla bilinen grupların, ABD'nin bölgedeki askeri üslerine yönelik saldırıları artırmış, ABD de buna İran destekli milislere yönelik misillemelerle karşılık vermişti. Centcom'dan yapılan açıklamalarda, İran Devrim Muhafızları'na bağlı güçlerin ve müttefiklerinin "ABD personeline ve çıkarlarına yönelik tehdit oluşturduğu" öne sürülmüştü. Pentagon, saldırıların amacının İran'ın bölgedeki saldırgan davranışlarını caydırmak olduğunu vurgularken, Tahran yönetimi bu tür iddiaları reddederek ABD'nin bölgedeki varlığının asıl istikrarsızlık kaynağı olduğunu savunuyor.
Uzmanlara göre bu saldırı, hem İran iç siyasetinde hem de bölgesel güç dengelerinde kritik sonuçlar doğurabilir. İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası müzakerelerin hassas bir aşamada olduğu bir dönemde yaşanan bu gelişme, müzakereleri olumsuz etkileyebilir. Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülke, ABD'ye sağduyulu olma çağrısında bulunarak tansiyonun düşürülmesini istedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sözcüsü, "Bölgedeki yangının daha da büyümesini istemiyoruz; tüm tarafları itidal konusunda sorumlu davranmaya çağırıyoruz" dedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da gelişmeleri endişeyle karşıladığını belirterek, "Bölgede barışın tesisi için diyalog ve diplomasi şarttır" ifadelerini kullandı.
ABD'nin İran'a yönelik bu askeri harekatı, uluslararası hukuk açısından da tartışmaları beraberinde getirdi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplanması talepleri gündeme geldi. İran'ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi, ABD'ye karşı uluslararası hukuk yollarını kullanacaklarını ve meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. Bölgedeki kritik enerji tesislerinin vurulmasının küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açtığı, petrol fiyatlarının yaklaşık %4 oranında arttığı da gelen bilgiler arasında.
Ancak tüm bu gelişmeler yaşanırken, İran'ın karşılığı için birçok olası senaryo masada. Devrim Muhafızları'nın açıklaması, misillemenin ABD'nin bölgedeki askeri üslerine mi yoksa İsrail topraklarına mı yönelik olacağı sorusunu akıllara getiriyor. Geçtiğimiz yıl İran'ın İsrail'e yönelik benzer bir saldırısı, bölgesel gerginliği tehlikeli bir boyuta taşımıştı. Uzmanlar, İran'ın daha ölçülü bir yanıt vermesinin, tam ölçekli bir savaşı önlemek adına önemli olduğunu vurguluyor. İran yönetiminin, ülke içindeki kitlesel protestolar ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle hassas bir dönemden geçtiği biliniyor. Yine de Devrim Muhafızları'nın "pişmanlık verici" olacağını söylediği bir yanıt, bölgede yeni bir çatışma dalgasının habercisi olabilir.
Bu saldırı, aynı zamanda ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını ve politikalarını sorgulatan bir gelişme. Washington yönetiminin, seçim yılının arifesinde böyle bir harekata imza atması, iç politikada da yeni tartışmalara yol açmış değil. ABD'de bazı senatörler, başkanın savaş yetkilerini kapsamadan askeri harekat düzenlemesini eleştirerek Kongre'nin bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. Beyaz Saray'dan yapılan kısa açıklamada ise operasyonun başarılı olduğu ve gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi. Orta Doğu'da tansiyonun giderek yükseldiği bu dönemde, tarafların karşılıklı misilleme sarmalına girmesi bölgesel bir savaş riskini artırıyor. İran'ın verileceğini açıkladığı yanıtın kapsamı, yalnızca bölge ülkeleri için değil, tüm dünya için bir istikrar testi niteliği taşıyor. Bu nedenle uluslararası toplumun, tarafları soğukkanlılığa davet eden diplomatik çabalarını artırması büyük önem taşıyor.