İran devlet medyası, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran ile Washington arasında devam eden müzakerelere ilişkin açıklamalarının aksine, iki ülke arasındaki mesaj trafiğinin birkaç gündür tamamen durduğunu bildirdi. Resmi haber ajansı IRNA'nın cumartesi günü yayımladığı haberde, İran Dışişleri Bakanlığı yetkililerine dayandırılarak, son temasların kesildiği ve herhangi bir yeni görüşme planlanmadığı ifade edildi. Bu gelişme, Tahran'ın müzakere masasına dönmek için somut adımlar beklediği bir döneme denk geliyor.
Mesaj trafiği neden durdu?
IRNA'nın haberine göre, İran yönetimi, ABD'nin nükleer müzakerelerde yapıcı olmayan tutumu ve yeni yaptırım tehditleri nedeniyle iletişim kanallarını kapattı. Özellikle Trump'ın 'İran'la iyi anlaşma yapılabilir' söylemine karşın, ABD'nin pratikte düşmanca adımlar attığı belirtiliyor. Tahran, müzakere sürecinin yeniden başlaması için öncelikle ABD'nin 2015 nükleer anlaşmasından çekilme kararını tersine çevirmesini veya en azından yeni yaptırımları askıya almasını talep ediyor.
Trump yönetiminin tutumu
ABD Başkanı Trump, geçtiğimiz haftalarda İran'a yönelik 'diplomatik çözüm' çağrılarını yinelese de, aynı zamanda bazı İranlı yetkililere yeni yaptırımlar uyguladı. Bu çelişkili sinyaller, Tahran'da güven bunalımına yol açtı. İranlı diplomatlar, ABD'nin samimiyetini test etmek için somut eylem beklediklerini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Mesaj trafiğinin durması, sadece ikili ilişkileri değil, Orta Doğu'daki dengeleri de etkileyebilir. İran'ın bölgedeki bazı müttefik grupları, son aylarda ABD ve İsrail hedeflerine yönelik saldırılarını artırmıştı. Diplomatik kanalların kapalı olması, yanlış anlaşılma veya tırmanma riskini yükseltiyor. Öte yandan, Avrupa Birliği ve Rusya gibi aktörler, tarafları yeniden müzakere masasına oturmaya çağırıyor.
Uzmanlar, İran'ın bu hamlesinin, ABD'ye baskı yapma ve kendi kırmızı çizgilerini netleştirme stratejisinin bir parçası olduğunu düşünüyor. Ancak bu durum, kısa vadede bir çatışma riskini de beraberinde getirebilir. Önümüzdeki günlerde, özellikle BM Güvenlik Konseyi'ndeki görüşmeler ve İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin yeni raporlar, tansiyonun seyrini belirleyecek.