İran, ABD'nin nükleer müzakerelerde sunduğu önerilere ilişkin yanıtını doğrudan değil, arabulucular aracılığıyla ileteceğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, Tahran'ın kapsamlı bir yanıt hazırladığını ancak bunu Umman ve Katar gibi bölgesel arabulucular üzerinden ileteceğini belirtti. Karar, taraflar arasındaki dolaylı iletişim kanallarının halen işlediğini gösteriyor.
Müzakere süreci ve arabulucuların rolü
ABD ve İran arasındaki nükleer anlaşma müzakereleri, 2018'de Washington'un anlaşmadan çekilmesinin ardından kesintiye uğramıştı. Son aylarda Umman'ın ev sahipliğinde yapılan dolaylı görüşmelerde taraflar, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması konularında pozisyonlarını netleştirdi. İran, yanıtını arabulucular aracılığıyla ileterek doğrudan görüşmelere mesafeli duruşunu koruyor. Uzmanlara göre bu yöntem, Tahran'ın iç siyasette taviz veriyor görünmemek için tercih ettiği bir taktik.
Ekonomik boyut ve piyasa etkileri
Müzakerelerin seyri, küresel petrol piyasası ve İran ekonomisi için kritik önem taşıyor. İran'ın ham petrol ihracatı, ABD yaptırımları nedeniyle günlük 1 milyon varilin altına gerilemiş durumda. Olası bir anlaşma, İran petrolünün yasal olarak dünya piyasalarına dönüşünü sağlayarak arzı artırabilir ve fiyatları dengeleyebilir. Öte yandan İran riyali, son bir yılda dolar karşısında önemli değer kaybetti; enflasyon ise yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor. Tahran yönetimi, yaptırımların hafifletilmesini ekonomik istikrar için öncelikli hedef olarak görüyor.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
İsrail ve Suudi Arabistan, İran ile ABD arasında yapılacak olası bir anlaşmanın bölgesel güvenlik dengelerini etkileyeceği uyarısında bulunuyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu" söyledi. Avrupa Birliği ise müzakerelerin olumlu ilerlemesinden memnuniyet duyduğunu belirterek taraflara yapıcı diyalog çağrısı yaptı. Rusya ve Çin, sürecin BM Güvenlik Konseyi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Zamanlama ve belirsizlikler
İran'ın yanıtını ne zaman ileteceği henüz netleşmedi. Kenani, "Yanıtımız hazır ancak uygun zaman ve kanallar değerlendiriliyor" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise İran'ın yanıtını beklediklerini ve müzakerelere hazır olduklarını yineledi. Analistler, tarafların seçim takvimleri ve iç politik baskılar nedeniyle sürecin yavaş ilerleyebileceğini öngörüyor. İran'da 2025'te cumhurbaşkanlığı seçimi, ABD'de ise kasım ayında başkanlık seçimi yapılacak. Bu takvim, müzakerelerin hızını doğrudan etkileyebilir.
Uzman değerlendirmesi
Uluslararası kriz grubu analisti Ali Vaez, "İran'ın arabulucuları kullanması, doğrudan görüşmelere kapıyı kapatmadığını gösteriyor. Ancak yanıtın içeriği, sürecin geleceğini belirleyecek" dedi. Vaez'e göre, yaptırımların kademeli kaldırılması ve uranyum zenginleştirme düzeyinin düşürülmesi gibi konularda esneklik sağlanırsa anlaşma mümkün. Aksi halde taraflar arasındaki güvensizlik derinleşebilir. Tahran'ın yanıtı, önümüzdeki günlerde arabulucular aracılığıyla Washington'a iletilecek. Sürecin nasıl ilerleyeceği, bölgesel istikrar ve küresel enerji piyasaları açısından yakından takip ediliyor.