İran ile ABD, İsviçre'nin Luzern kentinde gerçekleştirilen Luzern Gölü Konferansı'nın ardından kritik bir ateşkes anlaşmasına imza attı. Anlaşma kapsamında, 60 günlük geçiş sürecinde Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması ve taraflar arasında doğrudan bir iletişim hattı kurulması öngörülüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, anlaşmanın uygulanması için ilk gerçek sınavın Lübnan Savaşı olacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı 60 gün içinde açılacak
Anlaşma metnine göre, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği, ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte 60 günlük bir takvim çerçevesinde normalleştirilecek. Bu süre zarfında İran ve ABD arasında kurulacak özel bir iletişim hattı, koordinasyonu sağlayacak. Boğazın açılması, küresel enerji piyasalarında rahatlama yaratırken, bölgesel gerginliklerin azaltılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Lübnan savaşı anlaşmanın ilk testi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yaptığı açıklamada, "Lübnan'daki çatışmalar, ateşkes anlaşmasının uygulanabilirliğini gösterecek ilk gerçek sınavdır" ifadelerini kullandı. Arakçi, İran'ın Lübnan'daki müttefikleriyle koordinasyon içinde olduğunu ve ateşkesin korunması için gerekli adımları atacaklarını vurguladı. ABD tarafı ise anlaşmanın başarıya ulaşması için Lübnan'daki tarafların da sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Anlaşmanın arka planı ve küresel yansımaları
Luzern Gölü Konferansı, İran ve ABD arasında aylardır süren dolaylı temasların ardından düzenlenmişti. Görüşmelere ev sahipliği yapan İsviçre, tarafsız bir ülke olarak arabuluculuk rolü üstlendi. Anlaşma, uluslararası toplum tarafından ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılanırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, tarafları ateşkesi kalıcı hale getirmeye çağırdı. Öte yandan, Lübnan'daki çatışmaların sürmesi, anlaşmanın kırılgan yapısını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, İran ve ABD arasındaki güven eksikliğinin aşılmasının zaman alacağını ve Lübnan'daki dengelerin bu süreci doğrudan etkileyeceğini vurguluyor.