Irak merkezi hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasındaki siyasi anlaşmazlık, Türkiye sınırındaki Habur Sınır Kapısı'ndan yapılan ticareti olumsuz etkiliyor. Anlaşmazlık nedeniyle IKBY'nin İbrahim Halil Gümrük Kapısı'nda tahsil ettiği vergiye ek olarak, Irak merkezi hükümeti de Musul Barajı Kontrol noktasında ayrı bir vergi alıyor. Bu durum, ihracatçı firmaların maliyetlerini artırırken, ticaret hacminin daralmasına neden oluyor.
İhracatçılar çifte vergiyle karşı karşıya
Irak'a ihracat yapan Türk firmaları, mallarını IKBY sınırından geçirirken ilk olarak İbrahim Halil Gümrük Kapısı'nda IKBY tarafından alınan vergiyi ödüyor. Ardından, Musul'un kuzeyindeki Musul Barajı Kontrol noktasında merkezi hükümete bağlı gümrük yetkilileri ikinci bir vergi tahsil ediyor. Bu çifte vergilendirme, özellikle gıda, inşaat malzemeleri ve tekstil gibi düşük kâr marjlı sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçıları zor durumda bırakıyor. Ankara, Bağdat ve Erbil arasında yapılan görüşmelere rağmen soruna kalıcı bir çözüm bulunamadı.
Anlaşmazlığın arka planı
Irak merkezi hükümeti ile IKBY arasındaki gerginlik, özellikle petrol gelirlerinin paylaşımı ve toprak bütünlüğü konularında uzun süredir devam ediyor. 2017 yılında IKBY'nin bağımsızlık referandumu sonrası daha da tırmanan anlaşmazlık, sınır kapılarının denetimi gibi konulara da yansımış durumda. Merkezi hükümet, tüm sınır kapılarının kendi kontrolünde olması gerektiğini savunurken, IKBY ise bölgesel yönetim olarak vergi toplama yetkisini elinde tutmak istiyor. Bu siyasi çekişme, bölge ekonomisini olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Uzmanlar, çifte vergi uygulamasının yalnızca ihracatçıları değil, aynı zamanda Irak'taki tüketici fiyatlarını da yukarı çektiğini belirtiyor. Türkiye'den Irak'a yapılan ihracatın büyük bir kısmı IKBY üzerinden geçtiği için, bu durum iki ülke arasındaki ticaret hacmini de daraltıyor. 2023 yılında Türkiye'nin Irak'a ihracatı yaklaşık 12 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu rakamın önümüzdeki dönemde düşebileceği ifade ediliyor.
Bağdat ve Erbil arasındaki siyasi anlaşmazlık, aynı zamanda Irak'ın uluslararası ticaretteki güvenilirliğini de sorgulatıyor. Yabancı yatırımcılar, belirsiz vergi politikaları ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle bölgeye yatırım yapmaktan çekiniyor. Irak'ın yeniden imar sürecinde kritik öneme sahip olan yabancı sermaye girişi, bu tür anlaşmazlıklar yüzünden sekteye uğruyor.