Apple, Avrupa Birliği'nin ekotasarım ve tamir edilebilirlik düzenlemeleri kapsamında yayınladığı resmi verilerle iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modellerinin tamir edilebilirlik skorunu açıkladı. Buna göre yeni nesil Pro modeller, geçen yıl piyasaya sürülen iPhone 17 Pro'ya kıyasla tamir edilebilirlik puanında küçük ama ölçülebilir bir artış elde etti. Söz konusu skorlar, AB pazarına sunulan akıllı telefonlar için zorunlu hale gelen onarılabilirlik endeksinin bir parçası olarak yayımlandı.
iPhone 18 Pro ve 17 Pro Tamir Edilebilirlik Skorları
Apple'ın paylaştığı AB verilerine göre iPhone 18 Pro, tamir edilebilirlik endeksinde bir önceki modele göre daha yüksek bir puan aldı. Şirket, skorları 10 üzerinden değerlendirilen bir ölçekte açıklıyor. iPhone 17 Pro'nun geçen yıl aldığı puanın üzerine çıkan iPhone 18 Pro, özellikle parça erişilebilirliği ve onarım süreleri kategorilerinde iyileşme gösterdi. Ancak fark, devrimsel değil; Apple'ın tasarım felsefesinde köklü bir değişiklik olmadığını gösteren sınırlı bir artış söz konusu.
Verilere göre her iki modelde de ekran ve batarya değişimi, öncelikli onarım kalemleri arasında yer alıyor. Apple, iPhone 18 Pro'da arka cam onarımını kolaylaştıran bir yapıyı korurken, batarya değişiminde kullanılan yapıştırıcı miktarını azalttı. Bu değişiklik, onarım süresini kısaltarak skora olumlu yansıdı. Yine de cihazın iç yapısı, bağımsız tamirciler için hâlâ zorlu bir sökme süreci gerektiriyor.
AB Ekotasarım Düzenlemesi ve Tamir Edilebilirlik Endeksi
Avrupa Birliği'nin 2023'te yürürlüğe giren ekotasarım yönetmeliği, akıllı telefon ve tablet üreticilerini tamir edilebilirlik skorlarını kamuya açıklamaya zorunlu kılıyor. Bu kapsamda Apple, her yeni model için AB veri tabanına ayrıntılı bilgi giriyor. Söz konusu endeks; parça bulunabilirliği, parça fiyatları, onarım süresi, sökme kolaylığı ve yazılım desteği gibi kriterleri puanlıyor. iPhone 18 Pro'nun skoru, bu kriterlerin tamamında küçük iyileştirmeler içeriyor.
Apple, son yıllarda kendi kendine tamir programını genişleterek orijinal parça ve aletlere erişimi artırdı. Ancak bağımsız tamir atölyeleri, parça eşleştirme (parts pairing) uygulamasının onarımları hâlâ sınırlandırdığını savunuyor. AB düzenlemesi, bu tür yazılım kilitlemelerinin önüne geçmeyi hedefliyor. iPhone 18 Pro'nun skorundaki artış, Apple'ın bu yöndeki adımlarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
iPhone 17 Pro ile Karşılaştırma: Fark Nereden Geliyor?
iPhone 17 Pro ile iPhone 18 Pro arasındaki tamir edilebilirlik farkı, ağırlıklı olarak batarya ve ekran modüllerinden kaynaklanıyor. iPhone 18 Pro'da batarya, daha az yapıştırıcıyla sabitlenmiş ve çıkarılabilir bir tasarıma geçilmiş durumda. Bu, onarım süresini dakikalar düzeyinde kısaltıyor. Ekran tarafında ise aynı boyut ve bağlantı şeması korunmuş; dolayısıyla ekran değişim zorluğu neredeyse aynı kalmış.
Arka cam onarımı, iPhone 17 Pro'da da nispeten kolaydı; iPhone 18 Pro bu avantajı sürdürüyor. Kamera modülü ve ana kart erişimi ise hâlâ yüksek dikkat gerektiriyor. Apple'ın verilerine göre iPhone 18 Pro'nun toplam skoru, iPhone 17 Pro'ya göre yalnızca birkaç puan yüksek. Bu küçük fark, kullanıcıların günlük onarım deneyiminde büyük bir değişim yaşamayacağı anlamına geliyor.
Bağımsız Tamirciler ve Tüketici Hakları Açısından Anlamı
Tamir edilebilirlik skorları, tüketicilerin cihaz ömrünü uzatma ve elektronik atığı azaltma potansiyeli taşıyor. AB'nin hedefi, 2030'a kadar akıllı telefonların ortalama kullanım ömrünü uzatmak. Apple'ın skorlarındaki istikrarlı ama yavaş artış, şirketin düzenlemelere uyum sağladığını gösteriyor; ancak bağımsız tamir savunucuları, parça fiyatlarının yüksekliği ve yazılım kısıtlamalarının hâlâ sorun olduğunu belirtiyor.
iPhone 18 Pro'nun tamir edilebilirlik skoru, Apple ekosistemi içinde bir iyileşme işareti olsa da sektör ortalamasının altında kalmaya devam ediyor. Özellikle Fairphone gibi modüler tasarıma sahip cihazlarla kıyaslandığında fark belirgin. Yine de Apple'ın attığı adımlar, önümüzdeki yıllarda daha onarılabilir iPhone'ların habercisi olabilir. Tüketiciler için bu, cihazlarını daha uzun süre kullanma ve onarım maliyetlerini düşürme anlamına geliyor.