Türkiye inşaat sektörü, 2025 yılının ilk çeyreğinde yatırım artış hızında son 2 yılın en düşük seviyesini gördü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, inşaat yatırımları ocak-mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yalnızca yüzde 2,1 arttı. Bu oran, 2023 yılının aynı döneminden bu yana kaydedilen en düşük büyüme hızı olarak kayıtlara geçti. Sektör temsilcileri, yüksek enflasyon, artan girdi maliyetleri ve kredi faizlerindeki yükselişin yatırımları olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Yavaşlamanın nedenleri
İnşaat yatırımlarındaki yavaşlamanın arkasında birkaç temel faktör bulunuyor. Bunların başında, inşaat maliyetlerindeki yüksek artış geliyor. TÜİK'in inşaat maliyet endeksi, 2025 yılının ilk üç ayında yıllık bazda yüzde 45,3 arttı. Özellikle demir, çimento ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, müteahhitlerin karlılığını baskıladı. Ayrıca, Merkez Bankası'nın sıkı para politikası kapsamında yükselen kredi faizleri, konut ve ticari gayrimenkul projelerinin finansmanını zorlaştırdı. Konut kredisi faiz oranlarının yüzde 30'un üzerinde seyretmesi, talebi ciddi şekilde daralttı.
Öte yandan, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları bazı bölgelerde yatırımları desteklese de, genel tabloda yeterli ivmeyi sağlayamadı. Deprem konutlarının ihale süreçlerindeki gecikmeler ve kaynak aktarımındaki aksaklıklar, sektörün beklediği canlanmayı geciktirdi.
Konut satışları ve arz-talep dengesi
İnşaat yatırımlarındaki yavaşlama, konut satışlarına da yansıdı. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı ocak-mart döneminde konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,3 azalarak 245 bin adede geriledi. İpotekli satışlar ise yüzde 40 düşüşle 45 bin adet oldu. Sektör yetkilileri, mevcut konut stokunun eridiğini ancak yeni projelerin yetersiz kalması nedeniyle arz-talep dengesinin bozulduğunu ifade ediyor. Özellikle büyükşehirlerde uygun fiyatlı konut bulma zorluğu, talebin daha düşük gelir gruplarından uzaklaşmasına neden oluyor.
Gayrimenkul değerleme uzmanları, 2025 yılının ikinci yarısında faiz indirimi beklentisinin piyasalarda canlanma yaratabileceğini, ancak bunun zaman alacağını öngörüyor. Ayrıca, kamu tarafından başlatılan sosyal konut projelerinin özel sektör yatırımlarını tamamlayıcı rol üstlenebileceği belirtiliyor.
Sektörün gelecek beklentileri
İnşaat sektörü temsilcileri, 2025 yılı boyunca yatırımların yatay seyretmesini bekliyor. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından yapılan açıklamada, “Yüksek maliyetler ve finansman sıkıntısı devam ettiği sürece yatırım artış hızının tekrar yükselmesi mümkün görünmüyor. Ancak faizlerin düşmesi ve enflasyonun kontrol altına alınmasıyla 2026 yılında bir toparlanma bekliyoruz” ifadelerine yer verildi. Öte yandan, yabancı yatırımcı ilgisi de geçen yıla göre zayıfladı. 2025'in ilk çeyreğinde yabancılara konut satışı yüzde 15 azalarak 10 bin adet oldu.
Sektörün en büyük sorunlarından biri de nitelikli işgücü eksikliği. Deprem bölgesindeki yoğun talep, işçi ücretlerini yukarı çekerken, birçok firma personel bulmakta zorlanıyor. Bu durum, projelerin tamamlanma sürelerini uzatıyor ve maliyetleri artırıyor.
İnşaat yatırımlarındaki yavaşlama, ekonominin genel büyüme performansını da etkileyebilir. Çünkü inşaat sektörü, doğrudan ve dolaylı olarak 250'den fazla alt sektöre istihdam sağlıyor. Sektördeki daralmanın, başta demir-çelik, çimento, seramik ve beyaz eşya olmak üzere birçok sektörü olumsuz etkilemesi bekleniyor.
Değerlendirme: İnşaat yatırımlarındaki artış hızının son 2 yılın en düşük seviyesine gerilemesi, Türkiye ekonomisi için bir uyarı niteliği taşıyor. Yüksek enflasyon ve faiz ortamında sektörün yeniden canlanması için yapısal reformlar ve hedefe yönelik teşvikler gerekiyor. Aksi takdirde, konut arzındaki daralma kira fiyatlarını daha da yukarı çekebilir ve barınma sorununu derinleştirebilir.