İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin 'görevi kötüye kullanma' davasında hakim karşısına çıktı. İmamoğlu, kendi özel aracı için belediyenin akaryakıt sisteminden yaklaşık 20 bin liralık benzin alındığını kabul ederken, işlemi 'yanlışlıkla' yapıldığını savundu. Dava dosyasında yer alan belgelere göre, söz konusu yakıt alımı belediye araçlarına tanımlı kartla gerçekleştirildi. İmamoğlu'nun savunması, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Davanın Detayları ve İmamoğlu'nun Savunması
Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevini 2014-2019 yılları arasında yürüten Ekrem İmamoğlu hakkında, görevi kötüye kullanma iddiasıyla açılan davanın duruşması görüldü. İddianameye göre, belediyenin akaryakıt istasyonlarıyla yaptığı anlaşma kapsamında, belediye araçlarına tahsis edilen yakıt kartıyla İmamoğlu'nun kendi özel otomobiline yakıt alındığı tespit edildi. Söz konusu tutarın 20 bin TL olduğu belirtiliyor. İmamoğlu, mahkemedeki savunmasında, "Aracıma benzin alındığını kabul ediyorum ancak bu tamamen yanlışlıkla oldu. Belediye araçları için ayrılan kartlarla özel araçlara yakıt alınması söz konusu olamaz. Bu bir sistem hatasıdır" ifadelerini kullandı. Ne var ki, dosyada yer alan belgeler, yakıt alımının belirli aralıklarla ve birden fazla kez gerçekleştiğini gösteriyor. Bu durum, 'yanlışlıkla' savunmasının inandırıcılığını zayıflatıyor.
Kamu Kaynaklarının Kullanımı ve Siyasi Yansımalar
Olay, yalnızca bir belediye başkanının özel aracına yakıt almasıyla sınırlı değil. Türkiye'de kamu kaynaklarının şeffaf ve hesap verebilir şekilde kullanılması uzun süredir tartışma konusu. İmamoğlu'nun, 'yanlışlıkla' açıklaması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Muhalefet partileri, olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığını öne sürerken, iktidar kanadı, yargının bağımsız şekilde karar vereceğini belirtti. Öte yandan, İmamoğlu'nun avukatları, söz konusu yakıt alımının belediye bütçesinden karşılandığını ancak daha sonra iade edildiğini iddia etti. Ancak dosyada, herhangi bir iade belgesine rastlanmadı.
Davanın seyri, İmamoğlu'nun siyasi kariyeri açısından da kritik. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapan İmamoğlu, 2023 yılında Cumhurbaşkanı adayı olmuş, ancak seçimi kaybetmişti. Bu dava, muhalefetin 'siyasi operasyon' iddialarını güçlendirebilir. Bilirkişi raporlarına göre, belediye araçlarının yakıt tüketimleri kayıt altına alınıyor ve araç plakaları ile kart eşleştirmeleri yapılıyor. Dolayısıyla, yanlışlıkla bir özel araca yakıt alınması teknik olarak mümkün görünmüyor. Bu da İmamoğlu'nun savunmasındaki çelişkiyi derinleştiriyor.
Benzer davalar, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarının sıkça gündeme geldiğini gösteriyor. Şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği yönündeki çağrılar her geçen gün artıyor. Kamu kaynaklarının özel amaçlarla kullanılması, vatandaşların vergilerinin kötüye kullanılması anlamına geliyor. Bu tür olayların önlenmesi için denetimlerin sıkılaştırılması ve cezai yaptırımların caydırıcı olması gerekiyor. İmamoğlu davası, yargı sürecinin nasıl işleyeceğini ve kamuoyunun nasıl tepki vereceğini göstermesi açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Dava ilerleyen günlerde devam edecek.