Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında sosyal medyada dolaşıma giren “milletvekilleri ile görüşmesi yasaklandı” iddialarına ilişkin soruşturma başlattı. Soruşturma, söz konusu paylaşımların doğruluğunun tespiti ve olası dezenformasyon suçu kapsamında yürütülüyor.
İddiaların perde arkası
Soruşturma, İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından bazı sosyal medya hesaplarında yer alan, “Kendisine milletvekili ziyareti yasaklandı, avukatları bile görüşmekte zorlanıyor” şeklindeki paylaşımlar üzerine başlatıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bu iddiaların kaynağını araştırmak ve kamuoyunu yanıltıcı bilgi paylaşımında bulunanları tespit etmek amacıyla harekete geçti. Henüz resmi bir doğrulama veya yalanlama yapılmazken, adli kaynaklar cezaevi yönetmeliğine göre tutukluların avukat ve aile üyeleri dışındaki kişilerle görüşmesinin kısıtlanmasının mevcut olduğunu ancak bu kapsamda milletvekillerine özel bir yasağın bulunmadığını belirtti.
Hukuki süreç nasıl işliyor
Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında değerlendirilen dezenformasyon suçu, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” fiilini içeriyor. Soruşturma savcılığı, söz konusu paylaşımların bu suçu oluşturup oluşturmadığını inceliyor. Eğer suç unsuru tespit edilirse, paylaşımı yapan hesapların sahipleri hakkında 1-3 yıl arası hapis cezası istemiyle dava açılabilecek. Öte yandan İmamoğlu’nun avukatları, henüz cezaevinde herhangi bir görüşme kısıtlamasıyla karşılaşmadıklarını, ancak sürecin takipçisi olduklarını ifade etti.
Siyasi yankılar
İmamoğlu’nun tutuklanması ve ardından gelen bu iddialar, siyasi partiler arasında da tartışma yarattı. CHP sözcüleri, konunun yargıya intikal etmiş olmasını olumlu karşıladıklarını ancak esas meselenin İmamoğlu’nun adil bir yargılama süreci geçirmesi olduğunu vurguladı. İktidar kanadı ise iddiaların asılsız olduğunu, soruşturmanın bu tür dezenformasyonların önüne geçmek için başlatıldığını savunuyor. Hukukçular, cezaevlerinde milletvekillerine yönelik özel bir ziyaret yasağının bulunmadığını, ancak savcılık veya mahkeme kararıyla geçici tedbirler alınabileceğini hatırlatıyor.
İstanbul’da günlerdir süren protestoların gölgesinde gelişen bu soruşturma, yargının dezenformasyonla mücadele konusundaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Kamuoyu, soruşturmanın sonuçlanmasını ve iddiaların gerçekliğini bekliyor.