İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında 'rüşvet', 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'dolandırıcılık' dahil 15 ayrı suçtan yürütülen yargı sürecinde suçlamalara cevap vermek yerine, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) selam çakmakla eleştiriliyor. İmamoğlu'nun 15 Temmuz darbe girişimi sonrası döneme ilişkin yaptığı açıklamada, "O gece darbeye karşı durmak hepimizin ortak göreviydi. Ama ardından gelen olağanüstü hâl dönemi..." ifadelerini kullanması, tartışmaları alevlendirdi.
Suçlamalar ve Yargı Süreci
İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmada, aralarında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve dolandırıcılığın bulunduğu 15 ayrı suçlama yer alıyor. Savcılık iddianamesinde, İBB'deki bazı ihalelerin usulsüz şekilde verildiği ve bu süreçte haksız kazanç sağlandığı öne sürülüyor. İmamoğlu ise bu suçlamaları reddediyor ve yargı sürecini siyasi bir operasyon olarak nitelendiriyor. Ancak son açıklamasında, suçlamalara doğrudan yanıt vermek yerine, 15 Temmuz ve sonrasındaki OHAL dönemine dair değerlendirmelerde bulunmayı tercih etti.
15 Temmuz Sonrası OHAL Eleştirisi
İmamoğlu, "O gece (15 Temmuz) darbeye karşı durmak hepimizin ortak göreviydi" dedikten sonra, "Ama ardından gelen olağanüstü hâl dönemi, demokrasiyi ve hukuku derinden sarstı" şeklinde konuştu. Bu sözler, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL dönemini eleştiri olarak yorumlandı. OHAL döneminde FETÖ ile mücadele kapsamında çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmış, kamu kurumlarından ihraçlar gerçekleşmişti. İmamoğlu'nun bu eleştirisi, iktidar kanadı tarafından FETÖ'ye dolaylı destek olarak algılandı.
FETÖ'ye Selam İddiası
İmamoğlu'nun konuşmasında FETÖ'ye doğrudan selam verdiğine dair somut bir ifade bulunmasa da, muhalefet ve iktidar medyasında bu yönde yorumlar yapıldı. Özellikle 15 Temmuz sonrası OHAL eleştirisinin, FETÖ'cü yapılanmaya cesaret verdiği öne sürüldü. İmamoğlu'nun bu sözleri, darbe girişiminin yıl dönümünde gündeme gelmesi nedeniyle ayrıca tepki çekti. Kamuoyunda, İmamoğlu'nun asıl gündeminin yargı süreci olması gerekirken, farklı bir alana kaydığı eleştirisi yapılıyor.
Bağlam ve Arka Plan
Ekrem İmamoğlu, 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş, ancak Yüksek Seçim Kurulu'nun seçimi iptal etmesi üzerine 23 Haziran 2019'da yeniden seçilmiştir. Göreve geldiğinden bu yana çeşitli yargı süreçleriyle karşı karşıya kalan İmamoğlu, 2022 yılında 'hakaret' suçundan mahkum edilmiş ve siyasi yasakla karşılaşmıştı. Şimdi ise 15 ayrı suçlamayla yargılanıyor. İmamoğlu, bu süreçleri siyasi iktidarın kendisini devre dışı bırakma çabası olarak değerlendiriyor. Ancak son açıklaması, savunma stratejisinden sapma olarak görüldü.
15 Temmuz darbe girişimi, 2016 yılında FETÖ'nün askeri kanadı tarafından gerçekleştirilmiş, halkın direnişi ve güvenlik güçlerinin müdahalesiyle bastırılmıştı. Sonrasında ilan edilen OHAL iki yıl sürmüş, bu dönemde FETÖ ile mücadele kapsamında geniş çaplı operasyonlar yapılmıştı. İmamoğlu'nun bu dönemi eleştirmesi, iktidarın yürüttüğü mücadeleyi sorgulamak olarak yorumlandı. Siyasi analistler, İmamoğlu'nun bu çıkışının, kendisine yönelik suçlamaların gölgelenmesine yol açabileceğini belirtiyor.
Sonuç ve Değerlendirme
İmamoğlu'nun son açıklaması, siyasi arenada yeni bir tartışma başlattı. Suçlamalara yanıt vermek yerine 15 Temmuz ve OHAL dönemine odaklanması, muhalefet içinde de farklı yorumlara neden oldu. Kimi çevreler, İmamoğlu'nun demokrasi vurgusu yaparak dikkatleri başka yöne çekmeye çalıştığını savunurken, kimileri ise bu sözlerin FETÖ ile mücadelede zaafiyet oluşturduğunu dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği ve İmamoğlu'nun savunmasını nasıl şekillendireceği merak konusu. Ancak şu an için İmamoğlu'nun stratejisi, suçlamalar yerine siyasi mesajlar vermek üzerine kurulu görünüyor.