İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine ait şirketin aracının masraflarını belediye bütçesinden karşıladığı iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Davada, aralarında İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 sanık yargılanıyor. İddianameye göre, 2014-2019 yılları arasında görev yaptığı Beylikdüzü Belediyesi'nde, İmamoğlu'nun ortağı olduğu şirkete ait lüks bir aracın yakıt, bakım ve kiralama giderleri belediye kasasından ödendi.
Davanın detayları ve suçlamalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra dönemin belediye yetkilileri ve şirket yöneticileri olmak üzere toplam 12 sanık yer alıyor. Sanıklara "görevi kötüye kullanma", "zimmet" ve "ihaleye fesat karıştırma" gibi suçlamalar yöneltiliyor. İddiaya göre, İmamoğlu'nun şirketine ait araç, belediye hizmetlerinde kullanılmak üzere kiralanmış gibi gösterilerek, belediyeden usulsüz ödeme yapıldı. Söz konusu aracın lüks segment bir otomobil olduğu ve belediyenin ihtiyaçları için tahsis edilmediği öne sürülüyor.
Duruşmada savcılık, sanıkların belediye kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandığını ve kamu zararı oluşturduğunu belirtti. İmamoğlu'nun avukatları ise suçlamaları reddederek, aracın belediye hizmetlerinde fiilen kullanıldığını ve tüm harcamaların yasal çerçevede yapıldığını savundu. Mahkeme heyeti, delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesi için ek süre talep etti. Duruşma, ilerleyen günlerde devam edecek.
İmamoğlu'nun tutukluluk süreci ve siyasi yansımaları
Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025 tarihinde yolsuzluk ve terör bağlantılı suçlamalarla tutuklanmış, ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştı. Tutukluluk süreci, hem Türkiye'de hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İmamoğlu'nun avukatları, tutukluluğun hukuki değil siyasi olduğunu savunurken, hükümet yetkilileri yargının bağımsız hareket ettiğini dile getirdi. Bu dava, İmamoğlu hakkında açılan çok sayıda dosyadan yalnızca biri. Beylikdüzü dönemine ait iddialar, daha önce de gündeme gelmiş ancak somut bir dava açılmamıştı.
Davanın ilk duruşması, İstanbul Adliyesi'nde yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşti. İmamoğlu, tutuklu olduğu için duruşmaya cezaevinden video konferans yöntemiyle katıldı. Duruşmayı, CHP milletvekilleri ve İmamoğlu'nun ailesi de izledi. Sanık sayısının fazlalığı ve dosyanın kapsamı nedeniyle yargılamanın aylarca sürmesi bekleniyor.
Kamu Zararı İddiası ve Hukuki Süreç
İddianamede, söz konusu aracın belediyeye maliyetinin yaklaşık 1 milyon TL'yi bulduğu öne sürülüyor. Savcılık, bu tutarın belediye bütçesinden haksız yere çıkarıldığını ve kamu zararı oluştuğunu belirtiyor. Sanıklar hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. Ayrıca, tanık beyanlarının toplanması için gelecek celseye kadar süre verildi.
Hukuk uzmanları, davanın seyrinin İmamoğlu'nun diğer davalarını da etkileyebileceğini belirtiyor. Beylikdüzü dönemine ilişkin iddialar, İmamoğlu'nun siyasi kariyeri boyunca sık sık gündeme getirilmişti. Ancak ilk kez bu iddialar yargıya taşınmış durumda. Dava, aynı zamanda yerel yönetimlerdeki kaynak kullanımı ve şeffaflık tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.
Bağlam: İmamoğlu'nun Hukuki Mücadelesi
Ekrem İmamoğlu, 2019 yılında İBB Başkanı seçilmesinin ardından birçok kez yargı süreçleriyle karşılaştı. Özellikle 2022'de YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle aldığı ceza ve siyasi yasak davası, ülke gündemini uzun süre meşgul etmişti. 2025'teki tutukluluk süreci ise hem iç hem de dış basında geniş yer buldu. Avrupa Birliği ve bazı uluslararası kuruluşlar, İmamoğlu'nun tutuklanmasını endişeyle karşıladıklarını açıklamıştı. Türkiye hükümeti ise yargı sürecinin bağımsız olduğunu ve siyasi müdahale olmadığını vurguladı.
Bu dava, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemindeki icraatlarına yönelik ilk ciddi yargı adımı olarak kayıtlara geçti. Davanın sonucu, sadece İmamoğlu'nun siyasi geleceği için değil, aynı zamanda yerel yönetimlerdeki yolsuzluk algısı açısından da belirleyici olacak. Kamuoyu, davanın adil bir şekilde sonuçlanmasını bekliyor. Önümüzdeki duruşmalarda sanık savunmaları ve tanık ifadeleri alınacak. Mahkeme, dosyayı karara bağlamadan önce kapsamlı bir inceleme yapacak.