İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında görülen 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında, rüşvet ve kirli para trafiğinin boyutları her geçen gün daha net ortaya çıkıyor. Davanın sanıklarından Adem Soytekin'in çalışanı olduğu öğrenilen bir kişinin ifadesine göre, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'a lüks bir araba hediye edildiği ve 500 bin dolar tutarında bir para transferi gerçekleştirildiği iddia edildi. Bu itiraf, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte.
İddianamede yer alan itiraflar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye yansıyan tanık ifadelerinde, Soytekin'in çalışanı Murat K. adlı kişinin, Kurt ile Soytekin arasındaki para trafiğine şahit olduğu belirtiliyor. Murat K. ifadesinde, "Soytekin, Ali Kurt ile sürekli telefonda görüşüyordu. Bir gün ofise geldiğimde, Soytekin'in talimatıyla bir araba satın alındığını gördüm. Arabanın anahtarları bir zarf içinde Kurt'a teslim edildi. Ayrıca, birkaç kez 100'er bin dolarlık paketler halinde para taşıdım. Toplamda 500 bin doları Kurt'a ilettim" dediği öne sürüldü.
Ali Kurt'un görevden alınması ve soruşturma
Bu gelişmelerin ardından Ali Kurt, İBB iştiraki KİPTAŞ Genel Müdürlüğü görevinden alınmıştı. Kurt, geçtiğimiz aylarda gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında, Kurt'un özellikle imar ve kentsel dönüşüm projelerinde usulsüzlük yaptığı, şirketlere ayrıcalıklı işlemler yapılması karşılığında rüşvet aldığı iddia ediliyor. İddianamede ayrıca, Kurt'un lüks yaşamı ve mal varlığındaki artışın geliriyle uyumsuz olduğu vurgulanarak, hakkında 'mal varlığı araştırması' yapılması talep edilmişti.
Soytekin'in bağlantıları
Adem Soytekin'in ise İBB'ye yakınlığıyla bilinen bazı müteahhitlerle organik bağları olduğu, kamu ihalelerine fesat karıştırdığı ve bazı belediye yetkililerine rüşvet dağıttığı iddiaları yer alıyor. Soytekin'in, Fatih Belediyesi ve İBB'nin çeşitli projelerinde alt yüklenici olarak çalıştığı, ancak iddialara göre bazı ihaleleri haksız yere kazandığı öne sürülüyor. Soruşturma kapsamında Soytekin de tutuklu bulunuyor.
Soruşturmanın genişlemesi
Bu yeni ifadeler, soruşturmanın daha da genişlemesine yol açabilir. Savcılığın, Ali Kurt'un yanı sıra Soytekin'in bağlantılı olduğu diğer belediye bürokratları ve iş insanlarını da mercek altına alması bekleniyor. Özellikle İBB'nin iştiraklerinden İSKİ, İGDAŞ ve Metro İstanbul gibi kurumlarda benzer usulsüzlüklerin olup olmadığı araştırılıyor.
Savunma ve tartışmalar
Ali Kurt'un avukatları ise müvekkilinin suçsuz olduğunu, ifadelerin soyut iddialara dayandığını ve somut delil bulunmadığını savunuyor. Avukatlar, "Müvekkilimiz hakkında hiçbir somut delil yoktur. Tanık ifadeleri, bir suç örgütü lideri olduğu iddia edilen bir kişinin çalışanına dayanmaktadır. Bu ifadeler baskı altında alınmıştır" dedi. Ancak savcılık, tanık ifadelerinin yanı sıra telefon kayıtları, HTS kayıtları ve finansal işlemlerle ilgili dijital verileri de topladığını açıkladı.
Sürecin perde arkası
Bu soruşturma, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarının ne kadar derin olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. İstanbul gibi büyük bir metropolde, imar rantının milyarlarca dolarlık bir ekonomiye dönüştüğü ve bu pastadan pay alma mücadelesinin bazı kesimler tarafından karanlık yollarla yürütüldüğü biliniyor. Ancak bu davada etik sınırların ihlal edildiği, kamu yararı gözetilmediği ve şeffaflığın olmadığı gibi eleştiriler de mevcut. Diğer yandan, sürecin hukuki olarak adil yürütülmesi, kişilik haklarının korunması ve masumiyet karinesine saygı gösterilmesi toplumsal vicdan açısından önem taşıyor. Toplumun, iddiaların aydınlanmasını ve yargının bağımsız bir şekilde karar vermesini beklediği açık. Bu tür operasyonların, kurumsal yönetişimde iyileşmeye vesile olması ve benzer olayların tekrarlanmaması için gerekli derslerin çıkarılması en büyük temenni.