İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk suçlamasıyla yargılandığı davanın 69. duruşması, İBB’nin ilk dönemlerinde başkan yardımcılığı yapan Ertan Yıldız’ın çarpıcı ifadesiyle hafızalara kazındı. Yıldız, İmamoğlu’nun 'karakutusu' olarak bilinen ve hakkında yakalama kararı bulunan Fatih Keleş’in bile İmamoğlu’nun parasal işlerinden yorulduğunu ve bu işi bırakmak istediğini öne sürdü. Mahkeme salonunda adeta bir 'içeriden bakış' sunan Yıldız, İmamoğlu’nun para yönetimi konusundaki baskıcı sistemini anlattı.
Ertan Yıldız'ın İddiaları
Ertan Yıldız, ifadesinde, İmamoğlu’nun belediye başkanlığı döneminde para işlerinin tek elden yönetildiğini ve bu işlerin büyük bir gizlilik içinde yürütüldüğünün altını çizdi. Yıldız, “Ben dönemin 2 numarasıydım; ancak para işlerine hiçbir zaman tam olarak vakıf olamadım. Fatih Keleş, İmamoğlu’nun talimatları doğrultusunda hareket ediyordu ve bu işlerden o da yorulmuştu. Bir gün bana gelerek bu işleri bırakmak istediğini söyledi. Kendisine, bu işlerin İmamoğlu’nun bilgisi olmadan bırakılamayacağını belirttim” dedi.
Yıldız’ın ifadesi, İmamoğlu’nun belediye bütçesini ve şirket gelirlerini kişisel olarak yönettiği iddialarını güçlendirdi. İfadede, İmamoğlu’nun para işlerinin detaylarına kendisinin müdahil olduğu, hatta belediyenin yatırım kararlarını dahi kendi başına aldığı ileri sürüldü. Yıldız, “İmamoğlu, belediyede her şeyin kendisinden sorulmasını istiyordu. Para işleri de dahil olmak üzere tüm kritik kararların kendisinde toplanması gerektiğine inanıyordu. Bu nedenle ekipte yer alan bazı isimler yoruldu ve süreç içerisinde ayrıldı” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu’nun Sistemi ve Mahkeme Süreci
Yıldız’ın açıklamaları, İmamoğlu’nun belediye yönetiminde uyguladığı sistemin eleştirilere neden olduğu bir döneme denk geldi. Duruşma salonunda gazetecilere yansıyan bu ifadeler, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İmamoğlu hakkındaki iddianamede, belediye ihalelerinde usulsüzlük, şirketler aracılığıyla kara para aklama ve zimmet gibi suçlamalar yer alıyor. Mahkemede bugüne kadar tanık olarak dinlenen bazı isimler, İmamoğlu’nun yönetim anlayışının merkeziyetçi olduğunu söylerken, Yıldız’ın verdiği ifade, bu tespitlerin en detaylısı oldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, aralarında Fatih Keleş’in de bulunduğu üst düzey belediye yöneticilerinin yakalama kararıyla arandığı öğrenildi. Yıldız’ın ifadesi, özellikle Keleş’in para işlerinden sorumlu olduğu iddiasını doğrular nitelikte. Mahkeme heyeti, Yıldız’ın ifadesini tutanaklara geçirdikten sonra, diğer tanıkların dinlenmesine devam edeceğini açıkladı.
Duruşma sonrası açıklama yapan İmamoğlu’nun avukatları, iddiaların asılsız olduğunu savunarak, “Müvekkilimizin tüm işlemleri yasalara uygundur. Bu ifadeler, siyasi bir kumpasın parçasıdır” dedi. Ancak Ertan Yıldız’ın verdiği detaylı bilgiler, muhalefet cephesinde de şaşkınlıkla karşılandı.
Bağlam ve Değerlendirme
Bu dava, Türkiye’de belediye yönetimlerinin şeffaflığı ve kamu kaynaklarının denetimi açısından kritik bir öneme sahip. Ertan Yıldız’ın ifadesi, belediye içindeki organik bağları gözler önüne sererken, iktidar-muhalefet çekişmesinde de yeni bir krizi tetikleme potansiyeli taşıyor. İmamoğlu’nun, özellikle 2023 seçimleri sonrası yükselen siyasi figür olduğu düşünüldüğünde, bu davanın seyri siyasi dengeleri de etkileyebilir. Yargı sürecinin sağlıklı ilerlemesi, hem adalet duygusu hem de kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından belirleyici olacak.