İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkında yürütülen casusluk davasında, savcı mütalaasını tamamladı. Savcı, İmamoğlu ile birlikte Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Karar, önümüzdeki günlerde mahkeme tarafından değerlendirilecek.
Davaya ilişkin iddialar ve süreç
Dava, İBB'ye ait bazı gizli belgelerin üçüncü kişilere sızdırıldığı iddiasıyla başlatıldı. Soruşturma kapsamında İmamoğlu'nun yanı sıra İBB Genel Sekreteri Merdan Yanardağ, eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Necati Özkan ve İBB'de görevli Hüseyin Gün tutuklanmıştı. İddianamede, sanıkların “devletin güvenliği ve siyasal yararlarına karşı suç” işledikleri öne sürülüyor.
Savcılık mütalaasında, mevcut delil durumu ve suçun niteliği göz önüne alındığında adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı, bu nedenle tutukluluğun devamının gerektiği belirtildi. Mütalaada ayrıca, sanıkların kaçma ve delilleri karartma ihtimaline dikkat çekildi.
Siyasi boyut ve kamuoyu tepkileri
Dava, siyasi arenada geniş yankı uyandırdı. İmamoğlu'nun avukatı, müvekkilinin suçsuz olduğunu ve davanın siyasi saiklerle açıldığını savundu. CHP lideri Özgür Özel, “Bu dava tamamen bir kumpastır. İmamoğlu ve arkadaşları en kısa sürede beraat edecektir” açıklamasında bulundu.
Öte yandan, hükümete yakın kaynaklar yargı sürecinin bağımsız olduğunu ve hiçbir siyasi etkinin söz konusu olmadığını ifade ediyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Türkiye'de herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin dokunulmazlığı yoktur” dedi.
Davanın ilk duruşması haftalardır devam ediyor ve önümüzdeki ay karar duruşması yapılması bekleniyor. Bu arada İmamoğlu cezaevinden yaptığı açıklamada, “Haksız yere tutuklu bulunuyorum. Adalete güveniyorum” ifadelerini kullandı.
İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “Bu dava hukuki açıdan birçok tartışmayı beraberinde getiriyor. Özellikle casusluk suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı önemli bir hukuki mesele” diye konuştu.
Gözlemciler, bu davanın Türkiye'de yerel yönetimler ve merkezi hükümet arasındaki gerilimi artırdığını belirtiyor. Özellikle İstanbul gibi büyük bir metropol belediyesinin başkanına yönelik bu tür bir iddia, siyasi iklimi etkileme potansiyeli taşıyor.
Sonuç olarak, savcılığın tutukluluğun devamı yönündeki mütalaası tarafları ve kamuoyunu yeniden hareketlendirdi. Mahkemenin vereceği karar, hem hukuki emsal teşkil edecek hem de siyasi dengeleri etkileyecek bir nitelik taşıyor. Önümüzdeki haftalarda yapılacak duruşmada, sanıkların avukatlarının savunmaları dinlenecek ve ardından mahkeme nihai kararını açıklayacak.