İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamındaki davanın 67'nci duruşmasında, tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu ile eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner arasında çapraz sorgu sırasında kritik bir an yaşandı. İmamoğlu'nun, 'Soruşturma kapsamında bir örgüt var mı?' sorusuna Özgüner'in verdiği 'Var veya yok diyemem ama ben örgüt üyesi değilim' yanıtı, salonda şaşkınlıkla karşılandı. Duruşmada ayrıca Özgüner'in avukatının itirazları ve dosyadaki yeni delillerin tartışılması gündeme geldi.
Çapraz Sorguda Gerilim: 'Örgüt' Sorusu ve Yantısı
Mahkeme salonundaki gergin atmosfer, İmamoğlu'nun savunmasını yaparken Özgüner'e yönelttiği sorularla daha da belirginleşti. İmamoğlu, iddianamede geçen suçlamaların aksine, herhangi bir suç örgütünün varlığını kabul etmediğini vurguladı. Özgüner'in açıklamaları ise, hem dava sürecinin seyrini etkileyebilecek hem de kamuoyunda geniş yankı uyandıracak nitelikte. Özgüner, soruşturma kapsamında daha önce verdiği ifadelerde de benzer bir tutum sergilemiş, ancak bu kez doğrudan 'örgüt' kelimesini kullanarak dikkatleri üzerine çekmişti.
Duruşmanın Seyri ve Avukatların İtirazları
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, Özgüner'in avukatı, müvekkilinin beyanlarının baskı altında alındığını iddia ederek tutanağa geçirilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, bu talebi değerlendirirken, dosyada bulunan bilirkişi raporlarına ve dijital verilere işaret etti. Ayrıca, daha önce tanık olarak dinlenen bazı isimlerin ifadeleriyle çelişen yeni belgelerin dosyaya girdiği öğrenildi. İmamoğlu'nun avukatları ise, müvekkillerinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunarak, tahliye talebini yeniledi. Mahkeme, ara kararı için tarafların savunmalarını aldıktan sonra duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Davanın Arka Planı ve Önemi
İBB'ye yönelik soruşturma, 2022 yılında başlatılmış ve kapsamı genişletilerek devam etmektedir. İddianamede, kamu ihalelerinde usulsüzlük, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü kurma gibi suçlamalar yer alıyor. Ekrem İmamoğlu, bu suçlamaları siyasi bir kumpas olarak nitelendirirken, sürecin İstanbul seçimleri öncesinde gündemi meşgul ettiği biliniyor. Türkiye'deki siyasi atmosferde önemli bir yer tutan bu dava, hem adli süreç hem de siyasi sonuçları açısından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, Özgüner'in bu açıklamalarının davanın seyrini değiştirebileceğini, ancak somut delillerle desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Bu gelişme, hem İmamoğlu'nun savunmasını güçlendirebilecek bir argüman olarak kaydedilirken, hem de soruşturmanın bağımsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Mahkemenin önümüzdeki duruşmalarda Özgüner'in beyanlarının doğruluğunu araştırması bekleniyor. Ayrıca, İmamoğlu'nun avukatlarının, bu ifadenin dosyadan çıkarılması için itirazda bulunabileceği konuşuluyor. Kamuoyu, davanın sonucunun yalnızca adli bir kararla sınırlı kalmayıp, Türkiye'deki siyasi dengeleri de etkileyebileceği görüşünde.