İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’ye yönelik yolsuzluk iddialarıyla ilgili davada dün görülen 55. duruşmada kendisine yöneltilen ‘altın’ suçlamalarına mahkeme salonunda yanıt verdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İmamoğlu, iddiaların asılsız olduğunu savunarak, belediye kaynaklarının şeffaf bir şekilde kullanıldığını vurguladı. Duruşma, yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşirken, İmamoğlu’nun avukatları da müvekkillerinin aklanacağına inandıklarını ifade etti.
İddianamede yer alan ‘altın’ iddiası
İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianamede, belediye tarafından satın alınan altınların usulsüz şekilde kullanıldığı öne sürülüyor. İmamoğlu ise bu iddiaların tamamen siyasi amaçlı olduğunu belirterek, “Belediyemiz tüm alımlarını şeffaf bir şekilde ihale ile yapmaktadır. Altın alımları da kamu yararına yapılmıştır” dedi. Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun savunmasını dikkatle dinlerken, tanık ifadelerinin alınmasına devam edileceğini duyurdu.
Davanın geçmişi ve siyasi boyutu
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden dava, Ocak 2024’te açılmıştı. CHP’li İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 19 sanık, ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘kamu zararına neden olma’ suçlamalarıyla yargılanıyor. İmamoğlu, daha önceki duruşmalarda da suçlamaları reddetmiş, siyasi bir kumpasla karşı karşıya olduğunu söylemişti. Davanın siyasi yansımaları ise kamuoyunda geniş yer buluyor. İktidar cephesi, İmamoğlu’nun yargılandığı davaların hukuki bir süreç olduğunu belirtirken, muhalefet ise bu davaların siyasi olduğunu savunuyor.
Duruşmada İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, iddiaların somut delillerle çürütüleceğini belirterek, müvekkilinin 550 bin saat kamu hizmeti yaptığını hatırlattı. Pehlivan, “Tüm bu suçlamalar, başarılı bir belediye başkanını hedef alan kara propagandadan ibarettir” ifadelerini kullandı. Mahkeme, bir sonraki duruşmanın 15 Haziran’a ertelendiğini açıkladı.
İmamoğlu, duruşma çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Kendimiz ve İstanbul için rahat bir vicdanla buradayız. Gerçekler mutlaka ortaya çıkacaktır” dedi. Dava süreci, Türkiye gündeminde önemli bir yer tutarken, İmamoğlu’nun siyasi geleceği açısından da kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Hukukçular, benzer davalarda mahkemelerin delillerin titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgularken, kamuoyu süreci yakından takip ediyor.