İletişim Başkanı Fahrettin Duran, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Kıbrıs konusunda kabul ettiği kararda kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yönelik asılsız iddialara yer verilmesini sert bir dille kınadı. Duran yaptığı yazılı açıklamada, bu tür iddiaların gerçekleri yansıtmadığını ve Türkiye'nin Kıbrıs adasındaki barış ve güvenlik odaklı politikasını gölgelemeye yönelik olduğunu belirtti.
AP Kararına Türkiye'den Tepki
Avrupa Parlamentosu'nun 24 Nisan 2024 tarihli oturumunda kabul edilen raporda, Kıbrıs'ta Rum kesiminin tezlerini destekleyen ifadeler yer alırken, Türk askeri varlığına yönelik mesnetsiz suçlamalar yapıldı. İletişim Başkanı Duran, bu kararın uluslararası hukuk ve adalet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade ederek, "Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusunda kabul ettiği, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik asılsız iddiaları içeren kararını kınıyorum" dedi. Duran, TSK'nın Kıbrıs'ta 1974'ten bu yana barış ve istikrarı sağlamak amacıyla bulunduğunu, bu misyonun hiçbir zaman tartışmaya açılmaması gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Meselesi ve Türkiye'nin Tutumu
Türkiye, Kıbrıs'ta kalıcı ve adil bir çözümden yana olduğunu her platformda dile getirmektedir. İki toplumlu, iki kesimli federal yapıya dayanan çözüm modeli Türkiye tarafından desteklenirken, Rum kesiminin tek taraflı adımları ve uzlaşmaz tutumu sürecin ilerlemesini engellemektedir. İletişim Başkanı Duran, AP'nin kararının bu gerçekleri görmezden geldiğini ve adadaki Rum tarafını haksız yere akladığını söyledi. Ayrıca, Türkiye'nin garantör devlet olarak üstlendiği sorumlulukları hatırlatan Duran, Kıbrıs Türklerinin güvenliğinden asla taviz verilmeyeceğini belirtti.
Uluslararası Tepkiler ve Türkiye'nin Diplomatik Hamleleri
AP kararına karşı Türk diplomatik misyonları harekete geçti. Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği nezdinde girişimlerde bulunurken, Türkiye'nin Brüksel Büyükelçiliği de kararın iptali için temaslarda bulunuyor. Öte yandan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yönetimi de benzer bir kınama açıklaması yayınlayarak, AP'nin tarafsızlığını yitirdiğini savundu. Türkiye'nin bu konuda yalnız olmadığı, birçok dost ve müttefik ülkenin de kararı eleştirdiği bildiriliyor.
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin egemenlik haklarına saygı duyulması gerektiğini vurgulayarak, "Hiçbir uluslararası kurum Türkiye'yi ve ordumuzu karalama cüretinde bulunmamalıdır. Biz, haklı davamızda kararlıyız" ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, Avrupa Parlamentosu'nun bu kararı, iki toplum arasındaki diyaloğu zedeleyici nitelikte olup, barış sürecine katkı sağlamaktan uzaktır. Türkiye, Kıbrıs'ta mevcut statükoyu korumaya ve adanın geleceğinde söz sahibi olmaya devam edecektir. Bu tür asılsız iddialar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin profesyonel duruşunu etkilemeyecek, ancak uluslararası kamuoyunun bu konudaki hassasiyetini gözden geçirmesini sağlayacaktır.