İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son iki ayda terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve psikolojik harekât faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirildiğini duyurdu. Duran, açıklamasında söz konusu hesapların milli güvenliği tehdit eden içerikler ürettiğini belirterek, mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı.
İletişim Başkanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya platformlarında terör örgütlerinin propagandasını yapan, toplumda kutuplaşma ve provokasyon amaçlı paylaşımlar yapan, kamu düzenini bozmaya yönelik dezenformasyon yayan ve psikolojik harekât faaliyetleri yürüten hesaplar mercek altına alındı. Yapılan incelemeler sonucunda 2 bin 34 hesap hakkında erişim engeli kararı uygulandı.
Terör Propagandası ve Dezenformasyona Karşı Kararlı Mücadele
Burhanettin Duran, yaptığı yazılı açıklamada, dijital mecraların terör örgütleri ve provokatörler tarafından yoğun şekilde kullanıldığını belirterek, "Son iki ayda terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve psikolojik harekât faaliyetleri yürüttüğü belirlenen toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir" ifadelerini kullandı. Duran, bu tür faaliyetlerin milli birlik ve beraberliği hedef aldığını, toplumsal huzuru bozmayı amaçladığını kaydetti.
İletişim Başkanlığı'nın yürüttüğü çalışmalar, yalnızca son iki ayla sınırlı değil. Daha önce de benzer gerekçelerle birçok hesap hakkında yasal işlem yapılmış, erişim engeli kararları uygulanmıştı.
Psikolojik Harekât ve Provokasyon Amaçlı Hesaplar
Erişim engeli getirilen hesapların bir kısmının yurt dışı kaynaklı olduğu ve organize şekilde hareket ettiği değerlendiriliyor. Özellikle terör örgütlerinin propagandasını yaymak, güvenlik güçlerini hedef göstermek, toplumda infial yaratmak ve kaos ortamı oluşturmak için bu hesapların kullanıldığı ifade ediliyor. Ayrıca, doğal afet ve seçim dönemlerinde yayılan asılsız iddiaların da dezenformasyon kapsamında değerlendirildiği ve gerekli müdahalelerin yapıldığı biliniyor.
Uzmanlar, sosyal medyada yayılan yanıltıcı bilgilerin toplum üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabildiğini, bu nedenle denetim mekanizmalarının önemli olduğunu vurguluyor. Ancak, erişim engeli kararlarının şeffaflık ve hukuki çerçeve içinde alınması gerektiği de sıkça dile getiriliyor.
Hukuki Dayanak ve Süreç
Erişim engeli kararları, 5651 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde alınıyor. İletişim Başkanlığı, sosyal medya platformlarına iletilen talepler doğrultusunda gerekli incelemeleri yapıyor ve mahkeme kararları veya idari tedbirlerle erişimin engellenmesini sağlıyor. Bu süreçte, ifade özgürlüğü ile milli güvenlik arasındaki dengenin gözetildiği belirtiliyor.
Duran'ın açıklaması, sosyal medya kullanıcıları arasında geniş yankı uyandırdı. Bazı kullanıcılar kararı desteklerken, bazıları ise ifade özgürlüğü endişelerini dile getirdi. Konuyla ilgili farklı görüşler bulunmakla birlikte, resmi makamlar kararların hukuka uygun olduğunu savunuyor.
Önümüzdeki dönemde benzer uygulamaların devam edeceği, İletişim Başkanlığı'nın dijital mecralardaki zararlı içeriklerle mücadelesini sürdüreceği öngörülüyor. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve toplumsal barışın korunması adına bu tür tedbirlerin önemli olduğu vurgulanıyor.