Habertürk yazarı Oray Eğin’in, geçtiğimiz günlerde merhum tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı’nın babasına ait bazı objeleri WhatsApp üzerinden satışa çıkardığını yazmasıyla sosyal medyada adeta kıyamet koptu. Bazı kesimler, “İlber Hoca’nın mirası haraç mezat satılıyor” derken, bazıları “Bir müze kurulmalıydı” görüşünü dile getirdi. Uzun süredir sessizliğini koruyan Tuna Ortaylı ise sonunda konuştu.
Tuna Ortaylı'dan açıklama
Ortaylı, özel bir yayıncılık grubuna yaptığı açıklamada, satışa çıkarılan eşyaların babasının “anıları” değil, fiziksel objeler olduğunu vurguladı. “Babamın kitapları, notları ve bazı kişisel eşyaları var. Bunların hepsi değerli ama bir koleksiyon değil; günlük kullanım objeleri. Satışın amacı bu eşyaları sevenlerine ulaştırmak ve hatıraları yaşatmak” dedi. Tuna Ortaylı, ayrıca bir müze kurma fikrinin daha önce gündeme geldiğini ancak lojistik ve mali nedenlerle hayata geçirilemediğini belirtti.
Sosyal medyada tepkiler
Olayın duyulmasıyla birlikte Twitter ve Instagram gibi platformlarda binlerce yorum yapıldı. Kimi kullanıcılar, “İlber Hoca’ya saygısızlık” diyerek Tuna Ortaylı’yı eleştirirken, kimileri de “Kızı kendi malını satıyor, neden eleştiriliyor?” diyerek savundu. Tarihçi İlber Ortaylı’nın yakın dostu olan bazı isimler ise “Keşke bir vakıf veya dernek aracılığıyla toplu olarak değerlendirilseydi” yorumunu yaptı.
Arka plan
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 21 Şubat 2025’te 77 yaşında hayatını kaybetti. Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden olan Ortaylı, özellikle Osmanlı tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla biliniyordu. Ölümünün ardından mirası, kızı Tuna Ortaylı’ya kaldı. Ancak mirasın paylaşımı ve eşyaların akıbeti tartışma konusu oldu. Ortaylı’nın vasiyetinde özel bir talimat olmadığı öğrenilirken, Tuna Ortaylı’nın satış yöntemi kamuoyunda farklı yorumlandı.
Satılan eşyalar neler?
İddialara göre, satışa çıkarılan objeler arasında İlber Ortaylı’nın imzalı kitapları, bazı antika eşyalar, saatler ve kişisel notlar bulunuyor. Fiyatların ise 500 TL ile 50 bin TL arasında değiştiği belirtiliyor. Tuna Ortaylı, satışın tamamen şeffaf olduğunu ve tüm gelirin babasının anısını yaşatmak için kullanılacağını söyledi. Ayrıca, bazı eşyaların daha önce müzayedede satıldığını ancak şimdi daha geniş bir kitleye ulaşmak istediğini ifade etti.
Tartışmalar sürerken, Türkiye’de tarihçiler ve kültürel miras uzmanları, bu tür mirasların korunması için yasal düzenlemelerin yetersiz olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle önemli şahsiyetlere ait eşyaların dağılmasını engelleyecek bir sistem olmaması, benzer durumların tekrarlanabileceği endişesini doğuruyor.
İlber Ortaylı’nın mirası, sadece ailesini değil, sevenlerini ve tarih camiasını da derinden etkiledi. Anıların objelerde değil, zihinlerde yaşadığı gerçeğiyle birlikte, bu tartışma Türkiye’de kültürel mirasın geleceği konusunda önemli bir farkındalık yarattı.