İstanbul Adliyesi, film sahnelerini aratmayan bir sahtecilik skandalına sahne oldu. 2019 yılında meslekten ihraç edilen eski hakim Amil Ece, sahte kimlik kullanarak kendisini hâlâ görevde gösterdi ve adliyede dosya takibi yapmaya çalıştı. Ece'nin, adliye koridorlarında rahatça dolaşması ve hakim sıfatını kullanması, güvenlik açıklarını bir kez daha gündeme getirdi. Olay, adliyedeki görevlilerin şüphelenmesi üzerine ortaya çıktı ve Ece gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında Ece hakkında adli işlem başlatıldığı öğrenildi.
Sahte Kimlik ve Dosya Takibi
Amil Ece'nin, 2019'da ihraç edilmesinin ardından adliyeye giriş yapabilmek için sahte bir kimlik hazırlattığı iddia ediliyor. Kimlikte kendisini hâlâ hakim olarak tanıtan Ece, bu sahte kimlikle birden fazla kez adliyeye giriş yapmış. Adliye içinde, devam eden davalarla ilgili dosya takibi yaptığı, hatta bazı memurlara talimat vermeye çalıştığı belirtiliyor. Görgü tanıkları, Ece'nin cübbe giymeden, sivil kıyafetle dolaştığını ancak tavırları ve kimlik kartı nedeniyle kimsenin şüphelenmediğini aktardı. Ancak geçtiğimiz günlerde bir memurun, isminin sistemde 'eski hakim' olarak görünmesi üzerine durumu fark etmesiyle olay aydınlandı.
Güvenlik Açığı ve Yetki İstismarı
Olay, adliyedeki güvenlik protokollerinin ne kadar zayıf olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Adliyelere girişlerde kimlik kontrolü yapılmasına rağmen, eski bir hakimin sahte kimlikle içeri girebilmesi, ciddi bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendiriliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını ve Ece'nin 'resmi belgede sahtecilik' ve 'kamu görevlisinin yetkisini kötüye kullanması' suçlarından işlem gördüğünü duyurdu. Ayrıca, adliyede görev yapan güvenlik görevlileri ve diğer personelin de bu süreçteki ihmalinin araştırıldığı belirtildi.
Amil Ece Kimdir?
Amil Ece, 2019 yılında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen hakimler arasında yer alıyor. İhraç edildikten sonra adres ve kimlik bilgilerini değiştirerek izini kaybettiren Ece'nin, yasadışı yollardan adliyeye girmeye çalıştığı düşünülüyor. Ege, daha önce de çeşitli davalarda adı geçmiş ancak hakkında kesinleşmiş bir ceza bulunmuyordu. Bu olay, ihraç edilen eski yargı mensuplarının hâlâ adli çevrelerde hareket edebilmesinin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor.
Olay, Türkiye genelinde adliye güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiği tartışmalarını da beraberinde getirdi. Uzmanlar, kimlik doğrulama sistemlerinin daha sıkı hale getirilmesi ve eski çalışanların sisteme erişimlerinin tamamen kapatılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, adliye personelinin, kimlik tespitinde daha dikkatli olması için eğitim programlarının düzenlenmesi öneriliyor.
Soruşturma sürerken, Ece'nin adliyede ne kadar süre dolaştığı, hangi dosyalara erişmeye çalıştığı ve herhangi birine zarar verip vermediği gibi detaylar da araştırılıyor. Bu tür olayların demokratik hukuk devleti ilkelerini zedelediğina dikkat çekiliyor. Adaletin güvenilirliğini sarsan bu tür girişimlerin önüne geçilmesi için hem yasal hem de teknik düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor.