İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Şanlıurfa merkezli 5,4 büyüklüğündeki deprem sırasında ve sonrasında Diyarbakır'da zeminde göçük meydana geldiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını bildirdi. DMM'den yapılan açıklamada, sosyal medyada dolaşıma sokulan görüntülerin depremle ilişkisi bulunmadığı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu belirtildi.
DMM'den Resmi Açıklama
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı sosyal medya hesapları üzerinden "Diyarbakır'da deprem nedeniyle zeminde göçük oluştu" şeklinde paylaşımlar yapıldığını tespit etti. Yapılan incelemeler sonucunda, söz konusu görüntülerin deprem anıyla veya sonrasıyla ilgisi olmadığı, farklı zamanlarda ve farklı nedenlerle meydana gelen olaylara ait olduğu ortaya çıkarıldı. DMM, "Deprem sonrası Diyarbakır'da zeminde göçük meydana geldiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Vatandaşlarımızı resmi kaynaklardan alınmayan bilgilere itibar etmemeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Merkez, deprem bölgesine ilişkin asılsız haberlerin paniğe yol açabileceğini vurgulayarak, doğrulanmamış bilgilerin yayılmasının önlenmesi için vatandaşların DMM'nin resmi hesaplarını takip etmeleri gerektiğini hatırlattı. Açıklamada ayrıca, depremzedelere yönelik yardım çalışmalarının koordineli şekilde sürdüğü, hasar tespit çalışmalarının ilgili kurumlarca titizlikle yürütüldüğü kaydedildi.
Depremin Merkez Üssü ve Etkileri
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi merkezli 5,4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerde de hissedildi. Deprem, özellikle Diyarbakır, Adıyaman ve Mardin'de kısa süreli paniğe neden oldu. AFAD ve Kandilli Rasathanesi verilerine göre, deprem yerin 10 kilometre derinliğinde gerçekleşti. İlk belirlemelere göre can kaybı yaşanmazken, bazı eski yapılarda hasar meydana geldiği bildirildi. Bölgeye sevk edilen arama kurtarma ekipleri, hasar tespit çalışmalarına devam ediyor.
Depremin ardından sosyal medyada hızla yayılan "Diyarbakır'da zeminde göçük" iddiası, kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Ancak DMM'nin açıklamasıyla iddiaların asılsız olduğu ortaya kondu. Uzmanlar, deprem sonrası ortaya çıkan görüntülerin çoğunlukla eski tarihli veya farklı olaylara ait olduğunu, bu tür paylaşımların halk arasında korkuya yol açabileceğini belirtiyor.
Dezenformasyonla Mücadelede Kararlılık
Türkiye, son yıllarda artan doğal afetler sonrasında sıklıkla dezenformasyon kampanyalarıyla karşı karşıya kalıyor. Özellikle deprem, sel ve yangın gibi acil durumlarda sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler, kurtarma çalışmalarını olumsuz etkileyebiliyor ve vatandaşların güvenliğini tehdit edebiliyor. DMM, bu tür durumlarda hızlıca harekete geçerek asılsız haberleri çürütüyor ve kamuoyunu doğru bilgilendiriyor.
İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, sosyal medya platformlarında dolaşan yanıltıcı içerikleri tespit ederek, doğrulanmış bilgileri kamuoyuyla paylaşıyor. Merkez, vatandaşların şüpheli gördükleri paylaşımları doğrudan DMM'ye iletebileceğini duyurdu. Ayrıca, resmi kurumların açıklamalarının takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşları, ihtiyaç sahiplerine destek olmaya devam ediyor. Yetkililer, depremzedelerin barınma, gıda ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için tüm imkanların seferber edildiğini belirtti. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından, yıkılan veya hasar gören binalarla ilgili gerekli adımların atılacağı ifade edildi.
Sonuç olarak, DMM'nin açıklamasıyla Diyarbakır'daki zemin göçüğü iddialarının asılsız olduğu kanıtlandı. Deprem gibi hassas dönemlerde, doğrulanmamış bilgilerin yayılmasının önlenmesi için vatandaşların resmi kaynaklara güvenmesi ve sosyal medyada paylaşım yapmadan önce teyit etmesi büyük önem taşıyor. Dezenformasyonla mücadele, afet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olarak görülmeli ve toplumun tüm kesimleri bu konuda sorumluluk üstlenmeli.